Your Welcome to Borsa Okulu
Nick:  
Pass:     
Kayıt Ol Yardım Üye Listesi Yeni Mesajlara Bak Bugünkü Mesajlara Bak

Yeni Cevap 
İndikatörler ve kullanumları..(Basit anlatım)
Yazar Mesaj
BorsaOkulu Çevrimdışı
Administrator
*******

Mesajlar: 1.172
Katılım: Nov 2012
Mesaj: #1
İndikatörler ve kullanumları..(Basit anlatım)
A/D

Accumulation/Distribution Index, hisse senedi fiyatlarındaki değişimi hacimle birleştiren bir göstergedir.
Fiyatlardaki değişimin ne kadar yüksek işlem hacmiyle gerçekleşirse o kadar güçlü olacağından hareketle
bir trendin var olup olmadığını ve var olan trendin sürüp sürmeyeceğini araştırır.

Hesaplanması oldukça kolay olan Accumulation/Distribution Index, kapanışla günün düşüğü farkından günün
yükseği ile kapanış farkının çıkarılarak, günün yükseği ile günün düşüğü farkına bölünmesi ile elde edilen
değerin hacimle çarpılmasıyla elde edilir.

Hesaplama yönteminin doğal sonucu olarak kapanış fiyatı günün yükseğine yaklaştıkça A/D değeri artacak,
tersine kapanış fiyatı günün düşüğüne yaklaştıkça da A/D değeri azalacaktır. Yine aynı şekilde kapanışın
günün yüksek ve düşüğüne eşit mesafelerde olduğu durumlarda da A/D değeri aynı kalacaktır.

Yorumlama açısından da göstergenin yönü doğrultusunda bir hareket olduğu varsayılır. Yani son kapanış
fiyatları günün yükseğine doğru kayıyor ve A/D yükseliyorsa senedin toplanmakta olduğu, son kapanış
fiyatları günün düşüğüne doğru kayıyor ve A/D düşüyorsa da senetten çıkılmakta yani dağıtılmakta olduğu
düşünülür. Bu yüzden göstergedeki düşüşün ardından tekrar yükselmeye başlaması "al" sinyali, yükselişin
ardından tekrar düşüşe geçmesi ise "sat" sinyali olarak kabul edilir.

Bir diğer yöntemse uyumsuzlukların takibidir. Fiyatlar bir önceki zirveyi geçerek yeni zirveler yaparken
A/D yeni zirvesiyle buna eşlik edemiyor hatta bir önceki zirvenin altında kalıyorsa bu göstergenin
yükselmeyi desteklemediğine bir işarettir ve fiyatlarda bir düzeltme beklenmelidir. Yeni dipler yapan
fiyatlara yeni diplerle eşlik etmeyen bir A/D ise düşüşü desteklemiyor ve yukarı yönlü bir düzeltme
sinyali veriyor demektir.


ADX

J.W.Wilder tarafından geliştirilen Directional Movement, fiyatların hangi yönde hareket etme eğiliminde
olduğunu araştırır. Trend belirleme ve yanlış sinyallerin filtre edilebilmesi açısından oldukça önemli
bilgiler sunan Directional Movement, ADX, ADXR, DIS, DX ve DI+DI- gibi bir çok göstergenin de çıkış
noktasıdır.

Hesaplanması kolay ama oldukça oldukça uzun olan Directional Movement için öncelikle DM değerinin
hesaplanması gerekmektedir. Bu değer, hareketin yönü yukarı ise pozitif aşağı ise negatif olacaktır.
+DM ve -DM değerlerini bulduktan sonra ise bunların toplamlarını yine bunların farklarına bölerek DX
değerine ulaşırız. Oldukça hızlı hareket eden DX göstergesinin 14 günlük hareketli ortalamasının alınarak
yumuşatılmasıylada ADX eğrisini elde etmiş oluruz

Average Directional Movement Index ( ADX ), 0 ile 100 arasında dolaşan bir göstergedir. Diğer bir çok
göstergeden farklı olarak ADX, alım satım sinyalleri üretmekten çok bir trendin var olup olmadığı ve
hızıyla ilgili bilgiler verir. Hareketin yönü ADX açısından önemli değildir. Fiyat aşağıya doğru giderken
de gösterge değeri yükselebilir.

ADX’in sıfıra yakın değerleri trendin olmadığına ve kararsız bir piyasayı göstermektedir. Gösterge
değerinin artmaya başlaması ise fiyat hareketinin olduğu yönde bir trendin varlığına işaret etmektedir.
ADX’in yükselmeye başlaması yön hakkında bilgi vermesede, anlatmak istediği şu an var olan trendin
güçlenmeye başladığı ve fiyat hareketlerinin hızlanacağıdır. Aynı şekilde alçalmaya başlayan bir ADX
değeri de trendin zayıfladığına veya artık bir trendin olmadığına işaret edecektir.

ADX in genel kullanımında DI+DI- ile beraber kullanılması yön hakkında da fikir sahibi olmak açısından
yararlıdır. ADX’in yükselerek bir trendin varlığına işaret ettiği durumlarda DI+’nın üstte olması yukarı
yönlü bir trende işaret ederken DI-‘nin üstte olması aşağı yönlü bir trendi işaret edecektir.

ADXR

J.W.Wilder tarafından geliştirilen Directional Movement, fiyatların hangi yönde hareket etme eğiliminde
olduğunu araştırır. Trend belirleme ve yanlış sinyallerin filtre edilebilmesi açısından oldukça önemli
bilgiler sunan Directional Movement, ADX, ADXR, DIS, DX ve DI+DI- gibi bir çok göstergenin de çıkış
noktasıdır.

Hesaplanması kolay ama oldukça oldukça uzun olan Directional Movement için öncelikle DM değerinin
hesaplanması gerekmektedir. Bu değer, hareketin yönü yukarı ise pozitif aşağı ise negatif olacaktır.
+DM ve -DM değerlerini bulduktan sonra ise bunların toplamlarını yine bunların farklarına bölerek DX
değerine ulaşırız. Oldukça hızlı hareket eden DX göstergesinin 14 günlük hareketli ortalamasının alınarak
yumuşatılmasıylada ADX eğrisini elde etmiş oluruz. Son olarak bu bulduğumuz ADX değerinin bugünkü değeri
ile periyod kadar gün önceki değerinin toplanıp ikiye bölünmesiyle de ADXR değerine ulaşırız.

Average Directional Movement Index Rating( ADXR ), 0 ile 100 arasında dolaşan bir göstergedir.
Diğer bir çok göstergeden farklı olarak ADXR, alım satım sinyalleri üretmekten çok bir trendin var olup
olmadığı ve hızıyla ilgili bilgiler verir. Hareketin yönü ADXR açısından önemli değildir. Fiyat aşağı
doğru giderken de gösterge değeri yükselebilir.

ADXR’nin sıfıra yakın değerleri trendin olmadığına ve kararsız bir piyasaya işaret etmektedir.
Gösterge değerinin artmaya başlaması ise fiyat hareketinin olduğu yönde bir trendin varlığına işaret
etmektedir. ADXR’nin yükselmeye başlaması yön hakkında bilgi vermesede, anlatmak istediği şu an var olan
trendin güçlenmeye başladığı ve fiyat hareketlerinin hızlanacağıdır. Aynı şekilde alçalmaya başlayan
bir ADXR değeri de trendin zayıfladığına veya artık bir trendin olmadığına işaret edecektir.

ADXR’nin genel kullanımında DI+DI- ile beraber kullanılması yön hakkında da fikir sahibi olmak açısından
yararlıdır. ADXR’nin yükselerek bir trendin varlığına işaret ettiği durumlarda DI+’nın üstte olması
yukarı yönlü bir trende işaret ederken DI-‘nin üstte olması aşağı yönlü bir trendi işaret edecektir.

AROON

Tushar Chande tarafından 1995 yılında geliştirilen bu gösterge fiyat değişimlerinde bir trendin var olup
olmadığını bulmayı amaçlamaktadır. Aroon up ve Aroon down olarak adlandırılan iki grafiğin birlikte
çizilmesi sonucu oluşan Aroon göstergesinin yorumu da bu iki göstergenin aldığı değerlere ve birbirlerine
göre olan pozisyonlarına göre yapılır.

0 - 100 arasında değerler alan bu iki göstergeden Aroon up, periyodumuz boyunca fiyatlar yeni bir en
yüksek değere ulaşmışsa 100, ulaşamamışsa da 0 olacaktır. Aroon down ise periyodumuz boyunca fiyatlar
yeni bir en düşük değere ulaşmışsa 100 ve ulaşamamışsa da 0 olacaktır.

Aroon up göstergesinin 100 seviyesine ulaşması fiyatlardaki yukarı yönlü hareketin güçlü olduğunu
göstermektedir. Bu dönemde Aroon up 70 - 100 aralığında hareket ederken Aroon dawn da 0 - 30 aralığında
hareket etmektedir ve yukarı yönlü bir trendin varlığının sinyallerini vermektedir. Tam tersine eğer
Aroon down 100 seviyesine ulaşacak olursa da aşağı yönlü bir hareketin güçlenmekte olduğundan söz
edebiliriz. Bu dönemde de Aroon down 70 - 100 aralığında hareket ederken Aroon up 0 - 30 aralığında
hareket etmektedir ve trend de aşağı yönlüdür.

Yorumlamada kullanabileceğimiz bir diğer yöntemse bu iki göstergenin kesişim noktalarının kullanılmasıdır.
Eğer Aroon up Aroon down’ı yukarı doğru kesiyor ve üzerine çıkıyorsa fiyat hareketlerinin yukarı trende
meyilli olduğu ve güçlendiği kabul edilirken, Aroon down Aroon up’ı yukarı doğru kesiyor ve üzerine
çıkıyorsa da fiyat hareketlerinin aşağı yönlü bir trende meyilli olduğu ve zayıfladığı kabul edilir.

ATR

J. Welles Wilder tarafından geliştirilen Average True Range göstergesi hisse senetlerinin hareketliliği üzerine kurulmuştur. Bu yüzden vereceği bilgi de senedin hareket yönünden bağımsız olarak, fiyatların ne kadar değişkenlik göstermekte olduğudur.

Average True Range göstergesindeki yüksek değerler fiyat hareketliliğindeki artışa işaret etmektedir. Bu ise trend dönüşlerinin zamanlamasında kullanılmaktadır. Nispeten düşük değerler ise fiyatlardaki hareketliliğin azalmasıdır ve piyasadaki bir sıkışmayı göstermektedir

BOLLINGER BAND

Hareketli ortalamanın belli bir standart sapması alınarak hesaplandıktan sonra hareketli ortalamadan
aşağı ve yukarı yönlü kaydırılarak çizilen Bollinger bantları durgun piyasalarda daralıp, hareketli
piyasalarda genişleyerek farklı yorumlar yüklenebilecek sinyaller üretirler.

Bollinger bantlarındaki iki değişkenden biri olan periyod için Bollinger kendi uygulamalarında 20 günlük
periyodu önerse de fiyat hareketleri daha az olan senetlerde daha kısa periyotlar kullanılabilirken,
aşırı fiyat hareketleri olan senetlerde daha uzun periyotlar da kullanılabilir.

Aynı periyot seçimlerinde olduğu gibi standart sapma değerinin seçiminde de incelemekte olduğunuz
senedin hareketliliği belirleyici rol oynamaktadır. Nasıl ki fiyat salınımları daha az olan senetlerde
hareketli ortalamamızın periyodunu küçültüyorsak aynı man***** standart sapma değeri de küçültülebilir,
tersine aşırı fiyat hareketlerine sahip bir senette de aynı hareketli ortalama periyodunu büyüttüğümüz
gibi standart sapma değerini de büyütebiliriz.

Bollinger bantlarının kullanımında fiyatların bantlar arasında gidip geldiği, bandın bir kenarına gelen
fiyatların bunu takiben diğer banda doğru hareketlendiği ve bandın dışına taşan fiyat hareketlerinde de
yeniden bandın içine dönüleceği varsayılır.

Bollinger bantlarındaki bir diğer önemli özellikse daralmalardır. Daralmaya başlayan bir bandın anlamı
çok yakında fiyatlarda sert bir hareket olacağıdır. Hareketlerin yönü hakkında kesin bir bilgi içermese
de büyük marjlarda bir fiyat değişikliği uyarısıdır.



BETA

Beta katsayısı, endeksin yönündeki değişimin ne kadarının senet tarafından taklit edilebildiğinin bir göstergesidir. 1 den küçük yada 1 den büyük olmasına göre değerlendireceğimiz bu göstergede 1 den büyük bir Beta değeri alan senedin endeksin hareketlerini abartarak taklit edeceğini, 1 den küçük bir Beta değeri alan senedin ise filtreleyerek cevap vereceğini düşünebiliriz.

Beta katsayısının 1 e eşit olması :

Senedin endeksteki değişime aynı yönde ve aynı miktarda cevap vereceğini gösterir.

Beta katsayısının 1 den büyük olması :

Senedin endekste oluşan değişime aynı yönde ama daha yüksek bir oranda yükselerek yada düşerek cevap vereceğini gösterir

Beta katsayısının 1 den düşük olması :

Senedin endeksteki değişime aynı yönde ama daha küçük oranlardaki bir düşüş yada çıkışla cevap vereceğini gösterir.

CCI

D. Lambert tarafından mal piyasaları için geliştirilen ancak yapısı itibarıyla hisse senedi piyasaları
için de uygun bir gösterge olan CCI da, fiyatların istatistiksel ortalamadan ne ölçüde saptığı bulunmaya
çalışılmaktadır.

İstatistiksel ortalamadan sapış, trendin ve tercihlerin ne yönde değişmekte olduğunun anlaşılabilmesi
açısından önemlidir. Daha çok kısa vadeli trend değişimlerini kovalayan ve yatay piyasalarda daha iyi
sonuçlar veren CCI, +100 ve -100 de yer alan referans değerlerinin tanımladığı aşırı alım ve aşırı satım
bölgelerinin kullanımına dayanan bir osilatördür.

Aşırı alım ve satım bölgelerini kullanan diğer göstergelerde olduğu gibi, bu bölgelerde dolaşan CCI
değerleri bize trendin yakın bir gelecekte sonlanabileceği sinyallerini vermektedir. Aşırı alım bölgesi,
fiyatların aşırı yükseldiğini ve her an satışların gelebileceğini söylerken bu bölgeden yapılacak
alımların riskinin arttığını da anlatmaktadır. Aynı şekilde aşırı satım bölgesi de fiyatların aşırı
düştüğünü ve burada alıma hazır olunması gerektiğini söylerken hala satmamış olanlar açısından satımın
çok da mantıklı olmadığını anlatır.

CCI’yı yorumlamada kullanılan bir diğer metod ise fiyatlarla göstergenin uyumsuzluğudur. Fiyatlar bir
önceki zirveyi geçerek yeni zirveler yaparken CCI yeni zirvesiyle buna eşlik edemiyor hatta bir önceki
zirvenin altında kalıyorsa bu göstergenin yükselmeyi desteklemediğine bir işarettir ve fiyatlarda bir
düzeltme beklenmelidir. Yeni dipler yapan fiyatlara yeni diplerle eşlik etmeyen bir CCI ise düşüşü
desteklemiyor ve yukarı yönlü bir düzeltme sinyali veriyor demektir.

CMO

Tushar Cande tarafından geliştirilen bir Momentum göstergesi olan CMO, belli bir zaman dilimi içerinde fiyatların ne yönde ve ne şiddette hareket ettiğini gösterir.

Momentum’daki 100 referans değerinin etrafında salınan eğrinin yerini Chande’s Momentum Oscillator’de 0’ın etrafında salınan bir eğri almıştır. CMO değerinin "0" ın üzerinde olduğu değerler fiyatların yukarı yönlü arzusunu anlatırken, altındaki her değer fiyatlardaki düşme eğilimine işaret eder.

CMO da kullanılan diğer iki referans çizgisi ise +50 ve -50 değerleridir. +50 seviyesinin üzerindeki değerler aşırı alımı ve fiyatların yakın bir zamanda düşüş gösterebileceğine işaret ederken, -50 seviyesinin altındaki değerler ise aşırı satımı ve fiyatların yakın zamanda yükselebileceğini göstermektedir.

CMO yorumlanmasında kullanılan bir diğer unsur da uyumsuzluklardır. Uyum, gevşeyen fiyatlar ve alçalan trendle beraber oluşmakta olan yeni diplerin ve tepelerin bir öncekinden daha düşük seviyelerde oluşması, yükselen fiyatlar ve yükselen trendle beraber de yeni oluşan tepelerinin ve diplerin bir öncekinden yukarda olması demektir. Oluşumun bu şekilde gelişmediği durumlar uyumsuzluk olarak adlandırılır ve yakın bir zamanda trendin gücünü kaybederek ters yönde bir hareket yapacağı kabul edilir.

CHO

Marc Chaikin tarafından geliştirilen bu gösterge, Acumulation/Distribution Index göstergesini temel
alan ve fiyat hareketleri ile işlem hacmi arasındaki ilişkiyi kullanan bir göstergedir ve
Acumulation/Distribution Index göstergesinin 3 günlük üssel hareketli ortalamasından 10 günlük üssel
hareketli ortalamasının çıkarılması ile bulunur.

Chaikin Oscillator’de kapanışlar görülen en yüksek değere yaklaştıkça alım yönlü bir eğilim olduğu,
en düşük değere yaklaştıkça da eğilimin satım yönüne kaydığı düşünülür. Ayrıca yüksek işlem hacmi ile
fiyatlardaki artışlar ve düşük işlem hacmi ile fiyatlardaki düşüşler arasında bağlantı kurularak fiyat
artışına karşın düşen bir işlem hacminin yada düşen fiyatlara karşın yükselen işlem hacminin ters yönlü
bir trend başlangıcına işaret ettiği kabul edilir.

Göstergenin yorumlanmasında öncelikle uyumsuzluklara bakmak gerekir. Chaikin Oscillator’ün fiyatların
yeni tepeler yaparak yükseldiği dönemlerde yeni zirveler yapamaması ve bir önceki tepelerin altında
kalması, yada fiyatların yeni dipler yaptığı dönemlerde yeni diplerle ona eşlik edememesi bir uyumsuzluğa
daha doğru bir deyişle de var olan trendin yakın bir gelecekte sonlanacağına işaret etmektedir.

Yorumlamada kullanılabilecek bir başka yöntemse Chaikin Oscillator’ün uzun vadeli bir hareketli ortalama
ile beraber kullanılmasıdır. Bu yöntemde 50 günlükten daha uzun vadeli bir hareketli ortalamanın üzerinde
fiyatlar yukarı yönlü hareket ediyor ve göstergede sıfır çizgisinin altındayken göstergenin yönünün yukarı
dönmesi "al" sinyali olarak kabul edilir. Aynı şekilde hareketli ortalamanın altında fiyatlar aşağı yönlü
hareket ediyor ve göstergede sıfır çizgisinin üzerindeyken göstergenin yönünün aşağı dönmesi "sat" sinyali
olarak kabul edilir.


CO

Marc Chaikin tarafından geliştirilmiş olan Chaikin Oscillator, Accumulation/Distribution Index göstergesi temel alınarak, A/D nin üç günlük üssel hareketli ortalamasından on günlük üssel hareketli ortalaması çıkarılarak hesaplanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında Chaikin Oscillator’ün de bir volume göstergesi olduğu açıktır.

Burada yürütülen mantık, fiyat hareketleri ile hacmin uyumuyla alakalıdır. Hacimdeki artışla fiyatlardaki yükselmenin yada hacimdeki düşüşle fiyatlardaki düşüşün uyumlu hareket edeceği, aksi durumlarda ise trend değişikliklerinin meydana geldiği varsayılmaktadır.

Göstergenin yorumlanmasında en yaygın yol, göstergenin yükselmesinin senette alım yapıldığı, düşmesinin ise senetten çıkıldığı şeklinde yorumlanmasıdır.

Aynı şekilde, fiyatlar yükselirken bunun hacimle de desteklenmesi gerektiği varsayımından hareketle, Chaikin Oscillator göstergesinin yükselen fiyatlara aynı şekilde yükselerek cevap verememesi yükseliş trendinin sonlanabileceğine, düşen fiyatlara aynı şekilde düşerek cevap verememesi ise düşüş trendinin sonlanabileceğine işaret etmektedir.


CMF

Mark Chaikin tarafından geliştirilen Chaikin Money Flow göstergesi, Accumulation/ Distribution göstergesinin periyot kadar günkü toplamının ( genelde bu periyot 21 gündür ) yine o periyot kadar günkü işlem hacmi toplayıp bölünmesi ile bulunur.

Yorumlanmasında genel kullanım sıfır referans seviyesinin hangi tarafında olduğunun izlenmesi yöntemidir. Bu çizginin üzerine çıkan ve yükselen bir CMF senet açısında olumlu bir gidişata işaret ederken aşağı kırarak düşen bir CMF olumsuz olarak algılanmalıdır.

Aynı şekilde Chaikin Money Flow göstergesini kendi hareketli ortalaması ile kullanmak da mümkündür. CMF göstergesinin hareketli ortalamasını yukarı kırarak üzerine çıkması al, aşağı kırarak altına inmesi ise sat sinyali olarak algılanır.

Bir diğer yöntem ise uyumsuzluklardır. Yükselen bir piyasada CMF daki yeni oluşan dip ve tepelerin bir önceki dip ve tepelerden daha yüksekte oluşması beklenirken, alçalan bir piyasada CMF daki dip ve tepelerin bir önceki dip ve tepelerden daha aşağıda oluşması beklenir. Bunun gerçekleşmediği durumlar uyumsuzluk olarak kabul edilir.
01-10-2013 03:53 PM
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
BorsaOkulu Çevrimdışı
Administrator
*******

Mesajlar: 1.172
Katılım: Nov 2012
Mesaj: #2
RE: İndikatörler ve kullanumları..(Basit anlatım)
DEMA

Double Exponential Moving Average (DEMA), basit üssel ve duble üssel hareketli ortalamanın bir kombinasyonudur. Bir başka deyişle DEMA hareketli ortalamanın hareketli ortalaması değildir. DEMA alışılmış üssel hareketli ortalamada meydana gelen gecikmenin azaltılması için dizayn edilmiştir.

DEMA’nın hesaplanma şekli şöyledir:
(2 * n-gün EMA) - (n-gün EMA of EMA)
EMA = Exponential Moving Average = Üssel Hareketli Ortalama
Double Exponential Moving Average yorumlanışı da aynı hareketli ortalamalarda olduğu gibidir ve en basit olanı fiyatların DEMA ile karşılaştırılmasıdır. Buna göre fiyatların DEMA’nın altına inmesiyle "sat", üzerine çıkmasıyla ise "al" sinyali üretilmiş olur. Burada amaç en dip ve en tepeleri yakalamaktan çok trend dönüşlerini yakalamak ve trend süresince trendin gerektirdiği pozisyonda kalmaya çalışmaktır.

DEMA tarafından üretilecek alım ve satım sinyallerini yorumlarken kullandığımız bir diğer yöntem ise farklı periyotta iki DEMA birden kullanarak bunların hareketlerini hem birbirleriyle hem de fiyatlarla karşılaştırmak suretiyle alım ve satım noktalarının üretildiği bölgeleri bulmaya çalışmaktır. Yine fiyatların DEMA’nın altına inmesi "sat", üzerine çıkması ise "al" sinyali anlayıp gelmektedir. Bunun yanında bu yöntemi kullananlar açısından kısa vadeli olan DEMA’nın uzun vadeli olan diğerinin üzerine çıkması "al", altına inmesi ise "sat" sinyali anlamındadır.


DIS

J.W.Wilder tarafından geliştirilen Directional Movement fiyatların hangi yönde hareket etme eğiliminde
olduğunu araştırır. Trend belirleme ve yanlış sinyallerin filtre edilebilmesi açısından oldukça önemli
bilgiler sunan Directional Movement, ADX, ADXR, DIS, DX ve DI+DI- gibi bir çok göstergenin de çıkış
noktasıdır.

Hesaplanması kolay ama oldukça oldukça uzun olan Directional Movement için öncelikle DM değerinin
hesaplanması gerekmektedir. Bu değer, hareketin yönü yukarı ise pozitif aşağı ise negatif olacaktır.
+DM ve -DM değerlerinin bulunarak bunlardan DI+ ve DI- değerlerine ulaşılmasının ardından bu iki değerin
farkı bize DIS değerini verecektir.

DI Spread ( DIS ) iki pozitif sayının farkı olması nedeniyle DI+ > DI- olduğu sürece pozitif,
DI+ < DI- olduğu sürece de negatif bir değer alacaktır. İkisinin eşitliği durumunda ise değer sıfıra
eşitlenecektir.

Diğer Directional Movement göstergelerinden farklı olarak DIS alım satım sinyalleri üretebilmektedir.
Fiyat hareketinin pozitif yönünü temsil eden DI+ dan fiyat hareketinin negatif yönünü temsil eden
DI- çıkarılarak bulunan bir değer olduğundan DIS’ın yükseldiği ve alçaldığı bölgeler fiyatların da aynı
şekilde yükseldiği ve alçaldığı dönemlerle örtüşmektedir.

Sıfır referans değerinin etrafında dönen DIS eğrisinin kullanımında bu referans değerinin üzerine
çıkışları "al", altına inişleri ise "sat" sinyali olarak kullanmak mümkündür. Bununla beraber referans
değerinin üzerini aşırı alım, altını ise aşırı satım olarak kabul edecek olursak referans değerinden
hızla uzaklaşan DIS değerlerinin dönüşüyle verilen uyarılarda dikkate alınmalıdır


DI+-

J.W.Wilder tarafından geliştirilen Directional Movement fiyatların hangi yönde hareket etme eğiliminde
olduğunu araştırır. Trend belirleme ve yanlış sinyallerin filtre edilebilmesi açısından oldukça önemli
bilgiler sunan Directional Movement, ADX, ADXR, DIS, DX ve DI+DI- gibi bir çok göstergenin de çıkış
noktasıdır.

Hesaplanması kolay ama oldukça oldukça uzun olan Directional Movement için öncelikle DM değerinin
hesaplanması gerekmektedir. Bu değer, bir önceki güne göre hareketin yönü yukarı ise pozitif aşağı ise
negatif olacaktır. +DM ve -DM değerlerini bulduktan sonra ise +DM değerinden DI+, -DM değerinden de
DI- türetilir.

DI+ ve DI- grafik üzerinde beraber çizilerek gösterilirler. Fiyatın yükseldiği dönemlerde pozitif yönlü
hareketin bir türevi olan DI+ yükselirken negatif yönlü hareketin bir türevi olan DI- düşecektir.
Farkın DI+ lehine açılması yukarı yönlü bir trendin varlığına işaret etmektedir. Aynı şekilde fiyatların
düştüğü dönemlerde bu sefer DI- artacak ve DI+ düşecektir. Farkın DI- lehine açılması ise aşağı yönlü bir
trendin varlığını göstermektedir.

Yorumlama açısından genel kullanım DI+ göstergesinin DI- yi yukarı doğru keserek üzerine çıkmasıyla
"al" sinyalinin üretildiği, DI- eğrisinin DI+ eğrisini yukarı doğru keserek üzerine çıkmasıyla ise
"sat" sinyalinin üretildiği şeklindedir. Ancak trendin varlığında oldukça etkili alım satım noktaları
veren DI+DI- trendin olmadığı dönemlerde çok sık kesişerek hatalı sinyaller de üretebilmektedir.

Al ve sat noktalarına biraz daha temkinli yaklaşan ve hatalı sinyalleri filtre etmeyi amaçlayan bir
diğer yöntemde ise DI+’nın DI-‘yi yukarı keserek "al" verdiği noktada hemen alım yapılmamalıdır.
Kesişim gününün görülen en yüksek fiyatının bir sonraki işlem gününde geçilmesi beklenmelidir.
Aynı şekilde DI-‘nin DI+’yı yukarı keserek "sat" verdiği noktada da satım yapılmamalı ve bir sonraki
iş gününde fiyatın kesişim gününde gördüğü en düşük değerin altına inmesi beklenmelidir.


DPO

Detrend Price Oscillator, fiyat hareketlerini trendlerden arındırarak dönüm noktalarını daha net
görebilmeyi amaçlar. Bu şekilde trendden arındırılmış hareketlerdeki aşırı alım ve satım seviyelerinin
de daha ayrıntılı görülebileceğini varsayar.

Eğer uzun dönemdeki fiyat salınımlarının kendisine nazaran daha küçük fiyat salınımlarından oluştuğunu
düşünecek olursak DPO sayesinde filtrelenen uzun vadeli salınımlardan arınmış kısa vadeli salınımlar
bize fiyat hareketlerini daha net gösterebileceklerdir.

Amaç fiyat hareketlerindeki salınımı bulmak olunca kullanılan periyodunda senede ve döneme göre
değişmesi kaçınılmazdır. Uygun periyod ise deneyerek bulunmalıdır.


DX

J.W.Wilder tarafından geliştirilen Directional Movement fiyatların hangi yönde hareket etme eğiliminde
olduğunu araştırır. Trend belirleme ve yanlış sinyallerin filtre edilebilmesi açısından oldukça önemli
bilgiler sunan Directional Movement, ADX, ADXR, DIS, DX ve DI+DI- gibi bir çok göstergenin de çıkış
noktasıdır.

Hesaplanması kolay ama oldukça oldukça uzun olan Directional Movement için öncelikle DM değerinin
hesaplanması gerekmektedir. Bu değer, hareketin yönü yukarı ise pozitif aşağı ise negatif olacaktır.
+DM ve -DM değerlerini bulduktan sonra ise bunların toplamlarını yine bunların farklarına bölerek
DX değerine ulaşırız.

Directional Movement Index ( DX ), 0 ile 100 arasında dolaşan bir göstergedir. Diğer bir çok göstergeden
farklı olarak DX, alım satım sinyalleri üretmekten çok bir trendin var olup olmadığı ve hızıyla ilgili
bilgiler verir. Hareketin yönü DX açısından önemli değildir. Fiyat aşağı doğru giderken de gösterge
değeri yükselebilir.

DX’in sıfıra yakın değerleri trendin olmadığına ve kararsız bir piyasaya işaret etmektedir. Gösterge
değerinin artmaya başlaması ise fiyat hareketinin olduğu yönde bir trendin varlığına işaret etmektedir.
DX’in yükselmeye başlaması yön hakkında bilgi vermesede, anlatmak istediği şu an var olan trendin
güçlenmeye başladığı ve fiyat hareketlerinin hızlanacağıdır. Aynı şekilde alçalmaya başlayan bir DX
değeri de trendin zayıfladığına veya artık bir trendin olmadığına işaret edecektir.

DX in kullanımında DI+DI- ile beraber kullanılması yön hakkında da fikir sahibi olmak açısından yararlıdır. DX’in yükselerek bir trendin varlığına işaret ettiği durumlarda DI+’nın üstte olması yukarı yönlü bir trende işaret ederken DI-‘nin üstte olması aşağı yönlü bir trendi işaret edecektir.



ENV

Görünüş itibarıyla Bollinger bantlarına benzeyen Envelopes, bantların hesaplanış ve oluşturuluşu itibarıyla
biraz daha basittir. Envelopes’de bantlar, sadece hareketli ortalamanın belli oranlarda aşağı ve yukarı
kaydırılması ise elde edilirler.

Envelopes’in iki değişkeninden biri olan hareketli ortalama periyoduna karar verirken aynı Bollinger da
olduğu gibi fiyat hareketleri daha az olan senetlerde daha kısa periyotlar kullanılabilirken, aşırı fiyat
hareketleri olan senetlerde daha uzun periyotlar da kullanılabilir.

Bantların aşağı ve yukarı yönde ne ölçüde kaydırılacağını gösteren kaydırma oranının belirlenmesinde de
fiyat hareketlililiğine bakılması ve fiyat hareketleri daha az olan senetlerde daha küçük kaydırma oranları
belirlenirken, aşırı fiyat hareketleri olan senetlerde daha büyük kaydırma oranlarının belirlenmesi
gerekmektedir.

Envelopes’in yorumlanmasında fiyat salınımlarının bant içinde kaldığı ve bir banda ulaşan fiyat
hareketlerinin buradan dönerek diğer banda doğru hareket edeceği varsayılır. Bu şekliyle bantların destek
direnç gibi algılandığı söylenebilir. Alt banda ulaşılması "al", üst banda ulaşılması ise "sat" sinyali
üretmektedir.


EOM

Ease of Moment göstergesinin amacı düşük bir işlem hacmiyle bile kolayca hareketlenen senetleri bulmak
gibi görünsede asıl amaç fiyatların işlem hacmine olan duyarlılığını ölçmektir. Daha doğru bir deyişle
fiyatlar ile işlem hacmi arasındaki ilişkiyi ortaya koyan bir göstergedir.

EOM’un hesaplanması sırasında elde etmemiz gereken ilk değer olan "orta nokta hareketi", bugünün yükseği
ve düşüğü toplamının ikiye bölümünden, dünün yüksek düşük farkının ikiye bölümünün çıkarılmasıyla elde
edilir. İkinci değerimiz olan "kutu oranı" ise bugünkü hacmin bugünün yüksek düşük farkına bölünmesiyle
bulunur. Bulduğumuz ilk değerin ikinciye bölümü de bize EOM’u verir.

Yorumlamada yüksek EOM değerleri düşük işlem hacminin bile önemli miktarda bir yükselişe yol açtığı
bölgeleri, düşük EOM değerleri ise düşük işlem hacminin bile önemli miktarda düşüşe yol açtığı bölgeleri
göstermektedir. Fiyatların fazla hareket etmediği yada hareketlerin yüksek hacimle gerçekleştiği
bölgelerde ise EOM sıfır seviyesi civarlarında dolaşacaktır.

Bir diğer yöntem ise sıfır referans çizgisinin al sat sinyallerinin üretilmesinde kullanılmasıdır.
Bu yöntemde EOM’un sıfır seviyesini yukarı doğru kesip üzerine çıkışı "al", aşağı doğru kesip altına
inişi ise "sat" sinyali olarak kabul edilir.

HE-AS

Kar ve zararın büyük kısmı piyasanın trende girdiği dönemlerde meydana gelir. Bu nedenle trendleri doğru tahmin etmek son derece yararlı olabilir. Çoğu trader düzensiz piyasa dalgalanmalarına rağmen, bu eğilimleri bulmak için mum grafik kullanır. Heiken Ashi (Japoncartalama bar) tekniği mum grafikle birlikte kullanılan, eğilimlerin izolasyonunu geliştirmek ve gelecekteki fiyatları tahmin etmek için kullanılmaya başlanan bir çok teknikten biridir.

Normal mum grafiklerinden farkı kullandığı dataların hesaplama yönteminden kaynaklanmaktadır.
Uyarlanmış (modifiye edilmiş) barların hesaplanması ise şu şekildedir:
xKapanış = ( Açılış+Yüksek+Düşük+Kapanış ) / 4
xAçılış = ( Önceki barın açılışı + Önceki barın kapanışı ) / 2
xYüksek = Yüksek, xKapanış ve xAçılış’tan hangisi yüksekse
xDüşük = Düşük, xKapanış ve xAçılış’tan hangisi düşükse

Eğilimleri belirlemek ve satın alma fırsatları için beş ana sinyal şöyledir:

• Aşağıya doğru gölgesi olmayan içi boş mumlar yükseliş eğilimini gösterir.

• İçi boş mumlar yükseliş anlayıp gelir: uzun pozisyonunuza ekleme yapabilirsiniz. Kısa pozisyonlardan çıkın.

• Aşağı ve yukarısında gölgesi olan küçük bir mum trend değişimini gösterir: Riski seven traderlar burada alım veya satım yapabilirken, diğerleri uzun veya kısa pozisyon açmadan önce konfirmasyon için beklemeyi tercih eder.
• İçi dolu mumlar düşüş trendini gösterir: Burada kısa pozisyonunuza ekleme yapabilir uzun pozisyondan çıkabilirsiniz.
• İçi dolu olup üst kısmında gölgesi olmayan mumlar güçlü bir düşüş trendini gösterir: Trend değişene kadar kısa pozisyonda kalın.
Bu sinyaller ile eğilimin konumlandırılması veya fırsatları yakalamak daha kolay olur.
Bu trendler sıklıkla yanlış sinyallerle kesintiye uğramaz ve böylece kolaylıkla tespit edilir.
Ayrıca, konsolidasyon zamanlarında satın alma fırsatları açıkça görülebilir.


HLB

Verilen periyot içindeki görülmüş en yüksek ve en dip seviyelere göre çizilen bir bant sistemi olan High Low Band, bu seviyelere yaklaşmakta olan fiyatlar için bir destek direnç sistemi olarak da algılanabilir. Mavi ile çizilmiş olan High çizgisine olan fiyat yaklaşmalarında bu çizgi olası bir direnç olarak kabul edilerek fiyatların buralardan dönebileceği düşünülmeli ve olası bir satış için dikkatli olunmalıdır. Kırmızı ile çizilmiş olan Low çizgisine yaklaşan fiyatlar ise, buralar destek kabul edilerek bir toparlanma yaşanabileceği için alım seviyeleri olarak izlenmelidir.


KAI

Kairi göstergesi, bir senedin fiyatını kendi hareketli ortalaması ile ilişkilendirerek hareketin yönü ve hızı hakkında bilgiler vermektedir.

Senedin şu an işlem görmekte olan son fiyat seviyesi ile hareketli ortalamasının arasındaki farkın pozitif olması, fiyatların hareketli ortalamanın üzerinde seyrettiğini ve yükselme eğiliminin devam ettiğini gösterir. Ayrıca yükselmekte olan Kairi eğrisi fiyat hareketinin yukarı olmasının yanında hızının da arttığına işaret etmektedir.

Senedin son işlem fiyatı ile hareketli ortalamasının arasındaki farkın negatif olması ise, fiyatların hareketli ortalamanın altında seyrettiğini ve düşüş eğiliminin devam ettiğini gösterir. Alçalmakta olan Kairi eğrisi de fiyat hareketinin aşağı yönlü olmasının yanında düşüş hızının da arttığına işaret etmektedir.



MAV

Hareketli Ortalama, herhangi bir hisse senedindeki fiyatların, belli bir zaman aralığındaki ortalamasıdır.
Örneğin 22 günlük bir hareketli ortalamadan bahsediyorsak hareketli ortalama eğrisi üzerindeki her nokta
kendi dahil olmak üzere önceki 22 günün kapanışlarının toplanarak 22 ye bölünmesi suretiyle elde edilmiştir.

Bir hareketli ortalamanın hesaplanabilmesi için öncelikle üç değişken üzerinde karar vermemiz gerekir.
Bunlar veri tipi, periyod ve hesaplama şeklidir.

Veri tipi :

Hareketli ortalama hesaplanmasında kullanacağımız ilk değişken veri tipidir. Açılış, kapanış, en yüksek,
en düşük, ağırlıklı ortalama yada başka bir data kullanarak hareketli ortalamayı hesaplamak mümkündür.
Kullanım açısındansa en çok kullanılanı kapanışa göre hesaplamaktır.

Periyod :

Periyodun seçimi daha çok ne tür bir yatırım stratejisi ile ilgilenildiği ile alakalıdır. Hareketli
ortalamayı kısa vadeli alım satımlar için kullanmak isteyenlerin tercihleri çoğunlukla 5, 9 yada 14 günlük
ortalamalar olurken orta ve uzun vadeli yatırımcıların tercihleri 50, 100, 200 günlük daha uzun vadeli
hareketli ortalamalar olmaktadır.

Hesaplama yöntemi :

Kullandıkları datalarda hangi dönemin datalarına önem verdikleri açısından basit, ağırlıklı, üssel,
üçgensel ve değişken olmak üzere beş farklı yöntemle hesaplanabilirler. Basit hareketli ortalamada
periyod içindeki tüm günler aynı önemde kabul edilir. Ancak son günlerin önemini atlayan bu yaklaşıma
karşı ağırlıklı hareketli ortalamada da ilk günlerin önemi azaltılarak ağırlık son günlere kaydırılır.
Üssel hareketli ortalamada ise ağırlığın yine son günlere verilmesine karşın ilk günler ağırlıklı
hareketli ortalamada olduğu gibi ihmal edilmez.

İlk üç hesaplama yöntemi kadar kullanım alanı bulamayan son iki yöntemden üçgensel hareketli ortalamada
ağırlık orta kısımlara verilirken değişken hareketli ortalamada hesaplamanın içine bir de dalgalanma
oranı dahil edilmiştir.

En basit hareketli ortalama yorumu fiyatların hareketli ortalama ile karşılaştırılmasıdır. Buna göre
fiyatların hareketli ortalamanın altına inmesiyle "sat", üzerine çıkmasıyla ise "al" sinyali üretilmiş
olur. Burada amaç en dip ve en tepeleri yakalamaktan çok trend dönüşlerini yakalamak ve trend süresince
trendin gerektirdiği pozisyonda kalmaya çalışmaktır.

Hareketli ortalamaların alım ve satım sinyallerini yorumlarken kullandığımız bir diğer yöntem ise farklı
periyotta iki hareketli ortalama birden kullanarak bunların hareketlerini hem birbirleriyle hem de
fiyatlarla karşılaştırmak suretiyle alım ve satım noktalarının üretildiği bölgeleri bulmaya çalışmaktır.
Yine fiyatların hareketli ortalamaların altına inmesi "sat", üzerine çıkması ise "al" sinyali anlayıp
gelmektedir. Bunun yanında bu yöntemi kullananlar açısından kısa vadeli olan hareketli ortalamanın uzun
vadeli olan diğerinin üzerine çıkması "al", altına inmesi ise "sat" sinyali anlamındadır.



MACD

Genelde 26 ve 12 günlük olarak kullanılan iki üssel hareketli ortalamanın farkı olan Macd, kısa vadeli
üssel ortalamanın uzun vadeliye göre olan pozisyonlarını değerlendirerek trendin yönü hakkında bilgi
vermeye çalışır.

Macd’nin 0 olduğu seviyede 12 günlük üssel hareketli ortalama 26 günlük üssel ortalamaya eşittir.
12 günlüğün 26 günlüğün üzerine çıktığı durumlarda ise Macd pozitif değerler alacaktır. Tersine
12 günlüğün 26 günlüğün altına indiği durumlarda ise Macd negatif olacaktır.

Yorumlamalarda 12 günlük hareketli ortalamanın 26 günlük hareketli ortalamadan uzaklaştığı yani
Macd’nin 0 değerinin altında yada üzerinde olduğu durumlar aşırı alım ve aşırı satımlar olarak
değerlendirilebilir. Ancak bu bölgelerde olmanın ürettikleri sinyaller referans değeri kullanan diğer
göstergelere göre daha zayıftır. Fiyatların trend yönünde aşırı bir hareketi olduğunu söylese de dönüş
zamanı hakkında kesin bilgiler içermez.

Daha çok kullanılan bir diğer yöntemse Trix’de olduğu gibi Macd eğrisinin 9 günlük hareketli
ortalamasının alınarak buna göre olan pozisyonların değerlendirilmesidir. Bu yöntemde Macd eğrisi,
9 günlük hareketli ortalaması olan trigger eğrisini yukarı yönlü kestiğinde "al", aşağı yönlü kestiğinde
ise "sat" sinyali verilmiş olur.

Macd’nin yorumlanmasında önem taşıyan bir diğer yöntemde uyumsuzlukların araştırılmasıdır. Uyumun,
gevşeyen fiyatlar ve alçalan trendle beraber oluşmakta olan yeni diplerin ve tepelerin bir öncekinden
daha düşük seviyelerde oluşması, yükselen fiyatlar ve yükselen trendle beraber de yeni oluşan tepelerinin
ve diplerin bir öncekinden yukarda olması demek olduğunu kabul edersek oluşumun bu şekilde gelişmediği
durumlar uyumsuzluk olarak adlandırılır ve yakın bir zamanda trendin gücünü kaybederek ters yönde bir
hareket yapacağı kabul edilir.


MASS

Tushar Cande ve Donald Dorsey tarafından geliştirilen Mass Index, fiyatların gün içi en yüksek ve en düşük seviyelerinin arasındaki değişim miktarlarının üssel hareketli ortalamaları alınarak hesaplanır. Gün içindeki değişimin daralma ve genişlemesini takip etmektedir.

Mass Index’de amaç gün içi fiyat hareketliliğindeki artış yada azalışın trend dönüşlerini teşhis etmede kullanılabilmesidir. 25 günlük Mass Index’in 27 seviyelerine çıkmasının ardından 26,5 seviyelerine gerilemesi var olan hareketin yön değiştireceği anlayıp gelmektedir. Ancak burada göstergenin yönü fiyatların yönünden bağımsızdır. Bu yüzden göstergenin bir hareketli ortalama ( 9 günlük gibi ) ile birlikte kullanılması önerilir. Göstergeden sinyalin alınması ile birlikte, hareketli ortalamanın gösterdiği yön doğrultusunda işlem yapılabilir.


MFI

Money Flow Index, RSI’da olduğu gibi senedin iç gücünü ölçmeye çalışan bir göstergedir. Ancak RSI’dan
farkı bunu işin içine volümü de katarak yapmasıdır.

MFI hesaplanırken bugünün en yüksek, en düşük ve kapanışının toplamının üçe bölünmesi ile bulunan
ortalama fiyat, hacimle çarpılarak bugünün para girişi bulunur. Ardından ise bugünün ortalama fiyatıyla
dünün ortalama fiyatları karşılaştırılır. Bugünün ortalama fiyatı dünkünün üzerindeyse para girişi
olduğu, altındaysa da para çıkışı olduğu kabul edilir. Periyot kadarlık bir süre içindeki para girişleri
toplamından para çıkışları toplamı çıkarıldığında ise formüle koyacağımız para oranı elde edilmiş olur.

0 ile 100 arasında değerler alan MFI’nin yorumlanmasında 20 ve 80 seviyeleri referans çizgileri olarak
kullanılabilir. Aynı Stochastic’de olduğu gibi 80 seviyesinin üzerine çıkan bir MFI değeri aşırı alıma
işaret ederken 20 seviyesinin altındaki bir MFI değeri de aşırı satıma işaret etmektedir. Aşırı alım ve
satım bölgeleri var olan trendin tersine dönmesi ihtimalinin yükseldiği bölgelerdir.

Yorumlamada kullanılan bir diğer yöntemse uyumsuzluklardır. Fiyatların yeni tepeler yaparak yükseldiği
dönemlerde yeni zirveler yapamayan ve bir önceki tepelerin altında kalan bir MFI, yada fiyatların yeni
dipler yaptığı dönemlerde yeni diplerle ona eşlik edemeyen bir MFI uyumsuzluğa daha doğru bir deyişle
de var olan trendin yakın bir gelecekte sonlanacağına işaret etmektedir.

MOM

Momentum, belli bir zaman dilimi içerinde fiyatların ne yönde, ne miktarda ve ne şiddette hareket ettiğini
anlatan bir göstergedir. Momentumun asıl hedefi, periyod kadar önceki kapanışa göre şu anki kapanışın
nerede olduğunun bulunmasıdır.

Kısa vadeli bir gösterge olarak kullanacağımız momentumda 12 - 14 günlük periyodlar daha olumlu sonuçlar
vermesine karşın kullanacağınız vade, ilgilenilen senede ve uygulanan stratejilere göre değişebilmektedir.
Hareketliliğin yüksek olduğu senetlerde vade uzatılabilirken hareketlilik azaldıkça vade de kısaltılabilir.

Son günün kapanışının, x gün önceki kapanışı bölünmesinin 100 ile çarpımı olarak hesaplanan Momentum’da
bu iki günün eşit olduğu durumlarda bulunacak olan 100 değeri referans değeri olarak kabul edilir.
Kullanım açısından diğer referans değerleri kullanan indikatörlerde olduğu gibi bu seviyenin üzerinin
"aşırı alım" altının ise "aşırı satım" olarak kabul edilmesi mümkündür. Ayrıca Momentum’la bu çizginin
kesişme noktalarında Momentum’un referans değerini yukarı kesmesi "al" aşağı kesmesi ise "sat" sinyali
olarak kabul edilebilir.

Momentumun yorumlanmasında bir diğer unsur da aykırılıklardır. Uyum, gevşeyen fiyatlar ve alçalan trendle
beraber oluşmakta olan yeni diplerin ve tepelerin bir öncekinden daha düşük seviyelerde oluşması, yükselen
fiyatlar ve yükselen trendle beraber de yeni oluşan tepelerinin ve diplerin bir öncekinden yukarda olması
demektir. Oluşumun bu şekilde gelişmediği durumlar uyumsuzluk olarak adlandırılır ve yakın bir zamanda
trendin gücünü kaybederek ters yönde bir hareket yapacağı kabul edilir.



MOST

Anıl Özekşi tarafından geliştirilen MOving Stoploss göstergesi, adından da anlaşılacağı üzere hareketli stoploss mantığı üzerine inşa edilmiş bir modeldir. Ancak bu göstergedeki hareketli stoploss, klasik stoploss tanımından farklı olarak, fiyatların düşmesi durumunda alınmış olan pozisyonun kapatılması eyleminin yanına fiyatların yükselmesi durumunda kapatılmış olan pozisyonun yeniden açılması eylemini de ekleyerek fiyat salınımlarına mükemmelen uyan ve bu salınımları bir kılıf gibi örten bir yapıda sunulmaktadır.

Klasik anlayıştaki hareketli stoploss mantığından ayrılan bir diğer özelliği ise, MOST göstergesinin direk fiyatlarla ilişkilendirilmeyerek al ve sat sinyallerini fiyatların üç günlük üssel ortalaması yardımıyla üretiyor olmasıdır. Fiyat hareketlerindeki aşırılıkların bir ölçüde filtrelendiği bu üç günlük üssel ortalamanın MOST eğrisini yukarı doğru keserek üzerine çıkması al sinyali, aşağı doğru keserek altına inmesi ise sat sinyali olarak kabul edilir. Bu ise, üç günlük üssel ortalamanın üstte olduğu tüm durumlar için alınmış pozisyonların korunacağı, MOST eğrisinin üstte olması durumunda ise satış yapılarak nakit pozisyonda kalınacağı anlayıp gelecektir.

Burada bir diğer önemli nokta ise MOST'un sadece fiyat hareketlerine odaklanmış bir gösterge olmasıdır. Yani çok kısa vadeli hareketli ortalamamızı yumuşatılmış fiyatlar, MOST'u ise bir hareketli ortalama gibi düşünecek olursak , bu göstergenin çalışma prensibinin hareketli ortalamalardaki gibi olduğu görülecektir. MOST, fiyatları temsil eden hareketli ortalamanın üzerine çıkarsa satım, altına inerse de alım yapılacaktır. Tek fark, MOST kendi ile aynı yöndeki hareketli ortalama hareketinde aradaki stoploss mesafesini koruyarak ortalamayı izlerken, hareketli ortalamada oluşan ters yönlü bir harekete yataya girerek cevap vermektedir.

MOST eğrisindeki iki değişkenden ilki ilişki içinde olduğu hareketli ortalamanın periyodudur. Yani fiyatlar için kullanmış olduğunuz yumuşatma oranı ne ise MOST'un periyodu da o olacaktır. Burada üç günlük bir ortalama seçmemizin nedeni ise, daha kısa vadelerin bizi fiyatların aşırı hareketlerini filtre etme amacından uzaklaştırması, daha uzun vadelerde ise hareketli ortalamanın fiyatları taklit kabiliyetinin azalmasıdır.

MOST eğrisini oluşturan ikinci değişken ise, kullanılan hareketli ortalama ile sinyalizasyonunu sağlayan kaydırma oranı yani stoploss mesafesidir. Analizlerimizde varsayılan olarak %2 kabul ettiğimiz bu kaydırma oranı da diğer göstergelerde olduğu gibi vadesel tercihlere konu olabilse de, yarım puanlık oynamalara bile duyarlı olduğu ve küçülmesinin hatalı sinyal, büyümesinin ise üretilecek sinyallerde gecikme riski taşıdığı unutulmamalıdır.


NVI

Negative Volume Index, işlem hacminin bir önceki güne göre azaldığı günlerde gerçekleşenlerle
ilgilenmektedir. Fiyatların ve hacmin düştüğü günlerde piyasa hakkında yeterli bilgi, deneyim ve mali
güce sahip olan yatırımcıların bu düşük fiyatları değerlendirdiği ve buralardan alıma geçtikleri
varsayımından hareket etmektedir. Bilgisiz ve deneyimsiz küçük yatırımcı açısındansa durum fiyatların
ve hacmin yükseldiği seviyelerden alıma geçmek olarak özetlenebilir.

NVI’in hesaplanışında sadece bir önceki güne göre hacmin düştüğü günler göz önüne alınır. Böyle bir
günde önce bugünün kapanışı ile dünkü kapanış arasındaki farkın dünkü kapanışa oranı bulunur. Bu oranın
dünkü NVI ile çarpımı ise bugünün NVI’ni verir. Bugünün hacminin düne eşit yada ondan büyük olduğu
durumlarda ise yeni bir NVI hesaplanmaz ve dünkü NVI’e eşit olduğu kabul edilir.

Hacmin düştüğü günlerle fiyatların düştüğü günler arasındaki ilişki nedeniyle hesaplanan NVI eğrisi
aşağı doğru eğimlidir ve genellikle uzun vadeli bir hareketli ortalama ile beraber kullanılmaktadır.
Buna göre NVI’in 200 günlük ortalamasının üzerine çıkması fiyatların güçlü bir şekilde yükselmeye
başladığının göstergesidir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken NVI’nin hareketli ortalamasını yukarı
yönlü kırmasının bir "al" sinyali olmasına karşın, aşağı yönlü kırmasının kesin bir "sat" sinyali
anlayıp gelmediğidir.


OBV

On Balance Volume, fiyatlardaki değişimin yönüyle işlem hacmini ilişkilendiren bir göstergedir.
Basit bir şekilde senedin kapanışının bir önceki kapanışın üzerinde olmasıyla o gün yaratılan işlem hacmi
pozitif olarak işleme dahil edilirken, kapanışın bir önceki kapanışın altında kaldığı günlerde hacim
negatif olarak hesaba katılmaktadır.

Hesaplanması ise aşağıdaki şekildedir :

Bugünkü kapanış bir önceki günün kapanışından büyükse ;
OBV = Bir önceki günkü OBV + Bugünkü işlem hacmi

Bugünkü kapanış bir önceki günün kapanışından küçükse ;
OBV = Bir önceki günkü OBV - Bugünkü işlem hacmi

Bugünkü kapanış bir önceki günün kapanışına eşitse ;
OBV = Bir önceki günkü OBV

Genel kanı, OBV deki değişimlerin fiyatlardaki değişimlerden önce olduğu şeklindedir. Bunun ardında
yatan varsayım ise diğer volume index göstergelerinde olduğu gibi fiyatlardaki salınımların ve hacmin
azaldığı dönemlerde bilinçli yatırımcının alıma geçmesi ile OBV nin yükselmeye başlamasıdır. Fiyatların
yükselişi ile senede ilgisi artan küçük yatırımcınında gelmesiyle OBV deki artış hızlanacaktır.
Fiyatların aşırı yükselerek artışın yavaşladığı bölgelerde ise yine ilk satıma geçerek OBV nin düşmesine
sebep olanda yine bilinçli yatırımcıdır. OBV bu döngüyü yakalamak amacındadır.

OBV nin fiyatlarla uyum içinde olması beklenir. Yani OBV deki artışı fiyatlardaki artışın, düşüşü de
fiyatlardaki düşüşün izlemesi gerekir. Gösterge ile fiyatlar arasındaki uyumsuzluklar trendin kısa bir
süre sonra gösterge yönünde değişeceği şeklinde yorumlanır.

Bir diğer uyumsuzluksa fiyatlardaki yükselişe OBV nin yeni tepelerle düşüşe de yeni diplerle eşlik
edememesidir. Çünkü yükselen bir piyasada OBV daki yeni oluşan dip ve tepelerin bir önceki dip ve
tepelerden daha yüksekte oluşması beklenirken, alçalan bir piyasada da OBV daki dip ve tepelerin bir
önceki dip ve tepelerden daha aşağıda oluşması beklenir. Bunun gerçekleşmediği durumlar uyumsuzluk olarak
kabul edilir.


PAR

J.Welles Wilder tarafından geliştirilmiş olan Parabolic SAR, daha çok pozisyon değiştirme yerlerinin
tespitinde kullanılır. Ne zaman alım yapılacağı ne zaman satım yapılacağı ile ilgili bilgiler içerir.
SAR, Stop And Reversal kelimelerinin baş harfleridir ve tam karşılığı "Dur ve geri dön" dür.

Açığa satışında olduğu çift yönlü piyasalarda orta ve uzun vadalerde, özellikle de trend içeren
dönemlerde kullanılmak üzere geliştirilen parabolic SAR, uzun hesaplamalar sonucu bulunan fiyat grafiği
üzerindeki bir dizi noktalardan oluşur. Grafiklerde fiyatların üzerine konulmuş olan noktalar "sat"
anlamı taşır. Fiyatların altında gördüğümüz noktalarsa "al" anlamındadır.

Analizlerinde Parabolic SAR’ı kullananlar açısından önemli olan noktanın fiyatların altında yada üstünde
oluşundan çok ne zaman yer değiştireceğidir. Yakalanmaya çalışılan alttan üste geçerek "sat", yada üsten
alta geçerek "al" sinyalini ürettiği noktalardır.


PERF

Bu gösterge, o an açık olan grafik penceresinde en soldaki ( görülebilir ilk fiyat ) değeri baz alıp, bundan sonra gelen hareketleri bu seviyeye göre değerlendirmektedir. Amaç bu ilk değere göre bundan sonra oluşan fiyatların performanslarını görebilmektir.

İlk değerin seviyesini sıfır olarak kabul ettiğimizde, bu referans değerine göre fiyatların hangi yönde ne kadar performans gösterdiğini gösterir.


POSC

Price Oscillator göstergesi tıpkı MACD göstergesinde olduğu gibi biri uzun diğeri kısa iki hareketli ortalamanın karşılaştırılması suretiyle fiyatların yönünü belirlemeye çalışmaktadır.

Yorumlamalarda daha kısa vadeli hareketli ortalamanın daha uzun vadeli hareketli ortalamadan uzaklaştığı yani "0" değerinin altında yada üzerinde olduğu durumlar aşırı alım ve aşırı satımlar olarak değerlendirilebilir. Ayrıca bu kırılmalar alım ve satım sinyali olarak da yorumlanabilir.

Kullanılan bir diğer yöntem ise yine MACD de olduğu gibi Price Oscillator’ü kendi hareketli ortalaması ile beraber kullanarak al sat sinyallerini üretmektir.


PROC

Price Rate Of Change yani fiyatlardaki yüzde değişim göstergesi, fiyatların belirli bir süre önceye
göre % kaç değiştiğini gösterir. Kısaca bugünkü kapanışla x gün önceki kapanış farkının x gün önceki
kapanışa oranıdır diye de tanımlanabilir. Momentum göstergesindeki oransal endeks değeri yerine yüzdesel
bir değer kullanılır.

Price ROC iki değerin farkı olduğundan sıfır etrafında dolanan bir osilatördür. Bu yüzden sıfır referans
çizgisini kestiği noktaların alım satım sinyali olarak kullanılması mümkündür. Price ROC’un sıfır
referans çizgisini yukarı yönlü keserek üzerine çıkmasıyla "al" sinyali üretilirken, sıfır referans
çizgisini aşağı doğru keserek altına indiği noktada ise "sat" sinyali üretilmiş olur.

Price ROC, sıfır seviyesi etrafında dönen bir gösterge olduğundan bunu da aynı tipteki göstergelerde
olduğu gibi aşırı alım ve aşırı satım bölgeleri ile de değerlendirebiliriz. Bunun anlamı, sıfırın
üzerindeki aşırı alım bölgelerinde referans çizgisinden uzaklaştıkça riskin artmaya başladığı, sıfırın
altındaki aşırı satım bölgelerinde ise referans çizgisinden uzaklaştıkça alım zamanın yaklaştığıdır.
Aşırı alım ve satım bölgelerinde referans çizgisinden uzaklaşmaların ardından yaşanan dönüşlere trend
değişikliğine işaret edebileceğinden dikkat edilmesi gerekir.

Yorumlamada kullanılan bir diğer yöntemse uyumsuzluklardır. Yükselen bir piyasada Price ROC daki yeni
oluşan dip ve tepelerin bir önceki dip ve tepelerden daha yüksekte oluşması beklenirken, alçalan bir
piyasada Price ROC daki dip ve tepelerin bir önceki dip ve tepelerden daha aşağıda oluşması beklenir.
Bunun gerçekleşmediği durumlar ise uyumsuzluk olarak kabul edilir.


RMI

Osilatör olarak Relative Momentum Index, aşırı alım ve satım indikatörleri ile benzer özellikler sergiler. Trendin güçlü olduğu piyasalarda Relative Momentum Index, uzun süre aşırı alım ve satım seviyelerinde kalacaktır.

Relative Momentum Index, RSI’a dayandığından, aynı yorum yöntemlerinin çoğu kullanılabilir. Aslında, bunların çoğunda RMI, RSI’dan çok daha nettir.

Relative Momentum Index’de de tıpkı RSI da olduğu gibi genellikle 30 ve 70 referans değerleri kullanılmaktadır. Genel kabul 30 referans değerinin altına inen Relative Momentum Index değerlerinin aşırı satımı, 70 değerinin üzerine çıkan Relative Momentum Index değerlerinin de aşırı alımı işaret ettiği yönündedir. Diğer aşırı alım ve aşırı satım bölgeleri içeren göstergelerde olduğu gibi bu bölgelerde dolaşan Relative Momentum Index değerleri bize trendin yakın bir gelecekte sonlanabileceği sinyallerini vermekte olsa da bu RSI da olduğu kadar kesin bir trend dönüşü anlayıp gelmeyecektir. Bunun nedeni ise RSI a göre daha yumuşak bir yapıda olmasıdır. Sinyal için referans değerlerinin kırılımını beklemek daha uygundur.

Relative Momentum Index ‘in yorumlanışında kullanılan bir diğer yöntemse uyumsuzluklardır. Fiyat hareketleri ile uyumlu hareket eden bir Relative Momentum Index beklenmektedir. Fiyatlardaki hareketi aynı yönde tekrarlamayan bir Relative Momentum Index uymsuzluğa ve bir trend değişimine işaret etmektedir.


PVI

Positive Volume Index, işlem hacminin bir önceki güne göre arttığı günlerde gerçekleşenlerle
ilgilenmektedir. Fiyatların ve hacmin yükseldiği günlerde piyasa hakkında yeterli bilgi, deneyim ve
mali güce sahip olan yatırımcıların bu fiyatları değerlendirdiği ve buralardan satıma geçtikleri
varsayımından hareket etmektedir. Bilgisiz ve deneyimsiz küçük yatırımcı açısındansa durum fiyatların
ve hacmin düştüğü seviyelerden satıma geçmek olarak özetlenebilir.

PVI’in hesaplanışında sadece bir önceki güne göre hacmin arttığı günler göz önüne alınır. Böyle bir
günde önce bugünün kapanışı ile dünkü kapanış arasındaki farkın dünkü kapanışa oranı bulunur. Bu oranın
dünkü PVI ile çarpımı ise bugünün PVI’ni verir. Bugünün hacminin düne eşit yada ondan küçük olduğu
durumlarda ise yeni bir PVI hesaplanmaz ve dünkü PVI’e eşit olduğu kabul edilir.

Hacmin yükseldiği günlerle fiyatların yükseldiği günler arasındaki ilişki nedeniyle hesaplanan PVI
eğrisi yukarı doğru eğimlidir ve buradan hareketle PVI’nin aşağı doğru hareketi hacim artarken
fiyatların düştüğüne işaret edeceğinden bu satışların güçlendiğini göstermektedir.

Bir diğer yöntemse PVI’nin uzun vadeli bir hareketli ortalama ile beraber kullanılmasıdır. Buna
göre PVI’nin 200 günlük ortalamasının üzerinde olması fiyatların güçlü bir şekilde yükselmeye devam
ettiğinin ve alınmış olan pozisyonların korunabileceğinin bir göstergesidir. Aynı şekilde hareketli
ortalamasının altına inen bir PVI ise güçlenen satışlardan ötürü "sat" sinyalini üretmektedir.

RSI

İlk olarak J.Welles Wilder tarafından kullanılan Relatif Güç Endeksi ( RSI ), bir hisse senedinin
incelenen periyod içindeki bir önceki güne göre yükselen günleriyle bir önceki güne göre düşen günlerini
bularak bunları birbiri ile karşılaştırmak ve bu şekilde öngörülerde bulunabilmeyi amaçlamaktadır.

Bir önceki güne göre düşen ve çıkan günlerin birbiri ile mukayesesi esasına dayandığı içinde bu bilgilerin
kısa vadeli bilgiler olduğu ve bunların kısa süre içinde kullanılıp tüketilmesi gerektiği de açıktır.
Her ne kadar vadeler kullanıcının tercihleri doğrultusunda belirlenecek olsa da RSI açısından vadelerin
uzaması fiyat hareketlerine tepkisizleşme sorununu da beraberinde getirecektir.

RSI da genellikle 30 ve 70 referans değerleri kullanılmaktadır. Genel kabul 30 referans değerinin
altına inen RSI değerlerinin aşırı satımı, 70 değerinin üzerine çıkan RSI değerlerinin de aşırı alımı
işaret ettiği yönündedir. Diğer aşırı alım ve aşırı satım bölgeleri içeren göstergelerde olduğu gibi bu
bölgelerde dolaşan RSI değerleri bize trendin yakın bir gelecekte sonlanabileceği sinyallerini vermektedir.

RSI ‘ın yorumlanışında kullanılan bir diğer yöntemse uyumsuzluklardır. Yükselen bir piyasada RSI daki
yeni oluşan dip ve tepelerin bir önceki dip ve tepelerden daha yüksekte oluşması beklenirken, alçalan
bir piyasada RSI daki dip ve tepelerin bir önceki dip ve tepelerden daha aşağıda oluşması beklenir.
Bunun gerçekleşmediği durumlar uyumsuzluk olarak kabul edilir.



STOF

Stochastic, periyodun içinde yer alan kapanışları periyottaki en yüksek ve en düşük değere olan
yakınlıklarına göre değerlendiren bir osilatördür. Daha doğru deyişle, periyot içindeki en yüksek
ve en düşük seviyelere olan uzaklığına göre fiyatın değerlendirilmesidir.

İlki %K ve ikincisi %D olarak isimlendirilen iki eğri ile gösterilen Stochastic’te %K, bugünün
kapanışından periyodun en düşük gününün çıkarılması ile bulunan değerin, periyottaki en yüksek en
düşük farkına bölünmesinin yüzdesel bir ifadesidir.

Ana eğrimiz olan %K nın bulunmasının ardından ikinci eğrimiz olan %D yi de %K nın hareketli
ortalamasını alarak buluruz. George C. Lane tarafından geliştirilen bu gösterge için önerilen
değerler %K için 5 günlük bir periyod, bunun hareketli ortalaması için de 3 günlük bir basit
ortalamadır. Bulduğumuz bu iki eğrinin aynı grafik üzerinde gösterilmesi ile elde ettiğimiz ise
Fast Stochastic göstergesidir.

Ancak bu göstergenin her fiyat hareketine hemen tepki veren kararsız yapısı nedeniyle analistler
yine bundan üretilen Slow Stochastic’i kullanmayı tercih ederler. Burada yapılacak olan ilk olarak
%K nın hareketli ortalaması alınarak bulunan %D yi yavaşlatılmış %K değeri olarak kabul edip ana
eğrinin yerine bunu koymaktır. Ardından bu yavaşlatılmış %K nın bir kez daha 3 günlük hareketli
ortalaması alınarak yeni %D eğrisine ulaşılır. Bu yavaşlatılmış %K ve %D nin aynı grafikte
gösterilmesiyle elde edilen gösterge ise Slow Stochastic olarak adlandırılır.

Hem Fast Stochastic hem de Slow Stochastic de %K’nın %D’yi yukarı doğru kesmesi "al" sinyali olarak
kabul edilirken, %K’nın %D’yi yukarıdan aşağıya kesişi ise "sat" sinyalini oluşturulmaktadır.

Stochastic 0 la 100 arasındaki değerlerden oluşur. Bu skala üzerine 20 ve 80 değerlerinden çizdiğimiz
yatay çizgilerse stochastic’in referans değerleridir. Diğer referans değeri kullanan göstergelerde
olduğu gibi burada da bu değerlerin alt ve üst kısımları aşırı alım ve aşırı satım bölgeleri olarak
adlandırılır. Bir senedin fiyatının 20 referans değerinin altına inmesi aşırı satıma ve bir süre sonra
toparlanma olacağına, 80 referans değerinin üzerine çıması ise aşırı alıma ve bir süre sonra gevşeme
olacağına işaret eder.


STOS

Stochastic, periyodun içinde yer alan kapanışları periyottaki en yüksek ve en düşük değere olan
yakınlıklarına göre değerlendiren bir osilatördür. Daha doğru deyişle, periyot içindeki en yüksek ve
en düşük seviyelere olan uzaklığına göre fiyatın değerlendirilmesidir.

İlki %K ve ikincisi %D olarak isimlendirilen iki eğri ile gösterilen Stochastic’te %K, bugünün
kapanışından periyodun en düşük gününün çıkarılması ile bulunan değerin, periyottaki en yüksek en düşük
farkına bölünmesinin yüzdesel bir ifadesidir.

Ana eğrimiz olan %K nın bulunmasının ardından ikinci eğrimiz olan %D yi de %K nın hareketli ortalamasını
alarak buluruz. George C. Lane tarafından geliştirilen bu gösterge için önerilen değerler %K için
5 günlük bir periyod, bunun hareketli ortalaması için de 3 günlük bir basit ortalamadır. Bulduğumuz bu
iki eğrinin aynı grafik üzerinde gösterilmesi ile elde ettiğimiz ise Fast Stochastic göstergesidir.

Ancak bu göstergenin her fiyat hareketine hemen tepki veren kararsız yapısı nedeniyle analistler yine
bundan üretilen Slow Stochastic’i kullanmayı tercih ederler. Burada yapılacak olan ilk olarak %K nın
hareketli ortalaması alınarak bulunan %D yi yavaşlatılmış %K değeri olarak kabul edip ana eğrinin yerine
bunu koymaktır. Ardından bu yavaşlatılmış %K nın bir kez daha 3 günlük hareketli ortalaması alınarak
yeni %D eğrisine ulaşılır. Bu yavaşlatılmış %K ve %D nin aynı grafikte gösterilmesiyle elde edilen
gösterge ise Slow Stochastic olarak adlandırılır.

Hem Fast Stochastic hem de Slow Stochastic de %K’nın %D’yi yukarı doğru kesmesi "al" sinyali olarak
kabul edilirken, %K’nın %D’yi yukarıdan aşağıya kesişi ise "sat" sinyalini oluşturulmaktadır.

Stochastic 0 la 100 arasındaki değerlerden oluşur. Bu skala üzerine 20 ve 80 değerlerinden çizdiğimiz
yatay çizgilerse stochastic’in referans değerleridir. Diğer referans değeri kullanan göstergelerde olduğu
gibi burada da bu değerlerin alt ve üst kısımları aşırı alım ve aşırı satım bölgeleri olarak adlandırılır.
Bir senedin fiyatının 20 referans değerinin altına inmesi aşırı satıma ve bir süre sonra toparlanma
olacağına, 80 referans değerinin üzerine çıması ise aşırı alıma ve bir süre sonra gevşeme olacağına
işaret eder.



SMI

William Blau tarafından meydana geliştirilen Stochastic Momentum kapanış fiyatının fiyatın seçilen periyot içindeki günlük düşük-yüksek orta noktasına olan uzaklığını kullanır.
Bu osilatör -100 ve 100 arasında değişirek eşit periyodlu Stokastik osilatör’den biraz daha az değişken bir yapı sergiler. Bir çift çizgi ile gösterilen bu göstergede, kırmızı olan Stochastic Momentum Index eğrisinin mavi olan hareketli ortalamasını yukarı kırması al sinyaliyken, aşağı kırması sat sinyali olarak kabul edilir.
Stochastic Momentum Index her ne kadar Stochastic göstergesine benziyorsa da Momentum göstergesinde olduğu gibi “ 0 “ referans çizgisini al sat sinyalleri için kullanmak da mümkündür. Referans çizgisinin yukarı kırılması al, aşağı kırılması da sat sinyali olarak yorumlanır.


TRIX

Trix, hisse senedi kapanış fiyatının üçüncü dereceden hareketli ortalamasının belirli bir dönemdeki yüzde
değişimi olarak tanımlanabilir. Kapanış fiyatının hareketli ortalamasının hareketli ortalamasının
hareketli ortalaması kullanıldığından göstergenin duyarlılığı azalmış ve fiyat hareketlerindeki küçük
dalgalanmalar bir ölçüde filtre edilmiştir.

Bu yönüyle kısa vadeli bir göstergeden çok orta ve uzun vadeli bir gösterge olarak tanımlayacağımız trix,
0 seviyesi etrafında dolaşan bir göstergedir. 0 referans değerinin altında yer alan trix değerleri piyasa
eğiliminin satış yönlü olduğuna işaret ederken üzerinde yer alan değerler eğilimin alışa doğru kaydığını
gösterir.

Trix’in de Macd gibi 9 günlük hareketli ortalamasının alınmasıyla bulunan bir trigger yardımıyla
kullanılması da oldukça yaygın bir yöntemdir. Bu yöntemde trix triggerın üzerine çıktığında alım,
altına indiğinde ise satım yapılır.

Yorumlamada kullanılan bir diğer yöntemse uyumsuzluklardır. Yükselen bir piyasada Trix’deki yeni oluşan
dip ve tepelerin bir önceki dip ve tepelerden daha yüksekte oluşmaması, yine aynı şekilde alçalan bir
piyasada Trix’deki dip ve tepelerin bir önceki dip ve tepelerden daha aşağıda oluşmaması uyumsuzluk olarak
kabul edilir ve trendin yakın bir gelecekte sonlanabileceği sinyallerini taşır.


TSF

Time Series Forecast indikatörü Lineer Regresyon metodu kullanarak hesaplanır. Lineer regresyon bir istatistik aracı olarak geçmiş değerleri karşılaştırarak gelecek fiyat değerlerini tahmin içindir. Bu amaçla trendlerin yukarıya veya aşağıya doğru meyillerini tanımlar ve bu sonuçları geleceğe taşır. Örneğin, fiyatlar yukarı doğru hareket ederken, TSF fiyatın yukarı meylini o anki fiyatla karşılaştırarak bu hesaplamayı geleceğe taşır.
Time Series Forecast, fiyatlar indikatörün altına düştüğünde trendi aşağı yönlü, indikatörün üstüne çıktığında ise yukarı yönlü kabul etmektedir. TSF İndikatörü eğer yönde ve eğimde bir değişiklik yoksa devam eden trendi tanımlar.


TVI

Trade Volume Index, A/D göstergesinde olduğu gibi senette bir toplanmamı yoksa dağıtım mı yapıldığı
sorusunun cevabını işlem hacmiyle ilişkilendirerek aramaktadır.

TVI’in hesaplanması belirlenmiş olan minimum değişim oranının hangi yönde değiştiğine göre yapılır.
Bu oranın üzerinde bir fiyat artışı gerçekleştiğinde senedin alım ağırlıklı olduğu kabul edilerek dünkü
işlem hacmine bugünkü hacim eklenirken, bu aranın üzerinde bir düşüş olması durumunda ise satış ağırlıklı
olduğu kabul edilerek dünkü işlem hacminden bugünkü hacim çıkarılmaktadır.

TVI’nın yorumlanmasında göstergenin yükseliyor olması senedin toplandığına işaret ederken düşüşü senedin
dağıtıldığına işaret etmektedir. Ancak burada asıl dikkat edilmesi gereken TVI deki düşüşlerdir.
Çünkü bu, fiyatlardaki gevşemeye yüksek işlem hacminin eşlik ettiğini gösterirki bu senet pozisyonu
taşıyanlar açısından yüksek risk oluşturmaktadır.

Bir diğer yöntemse uyumsuzlukların takibidir. Yükselen ve yeni zirveler yapan fiyatlar TVI tarafından
desteklenmiyor yada yeni zirvelerle eşlik edilmiyorsa yükselişe şüphe ile bakılmalıdır. Var olan bir
uyumuzluk trendin yakın bir zamanda sonlanacağı anlayıp gelmektedir.

VHF

Vertical Horizontal Filter, fiyatlardaki hareketlerin bir trend içerip içermediğini araştıran bir
göstergedir. Bir trend varmıdır, varsa ne kadar güçlüdür gibi sorulara cevap aramaktadır.

VHF’nin hesaplanışında numaratör ve denominatör olarak adlandırılan iki değere ihtiyacımız vardır.
Numaratör, seçilen periyod içindeki görülen en yüksek değerle en düşük değerin farkıdır. Denominatör
ise periyod içindeki her günün kapanışıyla bir önceki günün kapanışlarının farkının toplamlarıdır.
Bu iki değerin elde edilmesinden sonra numaratörün denominatöre bölünmesiyle VHF ye ulaşılmış olur.

0 ile 1 değerleri arasında değişen bu göstergenin yorumlanmasında VHF nin yükseldiği bölgelerde
trendin güçlendiği, alçaldığı bölgelerde ise zayıfladığı kabul edilir. VHF nin yükselişi ise trendin
yönünden bağımsızdır. Sadece aşağı veya yukarı, var olan trendin güçlendiğine işaret etmektedir.

VHF’nin çok yüksek veya çok düşük değerlere ulaşması da diğer göstergelerden biraz daha farklı
değerlendirilmelidir. Yüksek değerlere ulaşan bir VHF, var olan trendin bir süre sonra zayıflayarak
yataya gireceğine işaret ederken çok düşük değerlere ulaşan bir VHF de yeni bir trendin oluşmasına
hazır olunması gerektiğine işaret etmektedir.

Kullanımındaki bir diğer fayda ise beraber kullanılacağı göstergelerin seçiminde ip uçları vermesidir.
VHF’nin yükselerek bir trend oluşumuna işaret ettiği dönemlerde MACD, MAV ve TRIX gibi orta vadede
yararlı olabilecek göstergelerle kullanımı önerilirken, alçalarak sıkışık bir piyasaya işaret ettiği
dönemlerde bu tür piyasalarda daha iyi çalışan RSI ve Stochastic gibi göstergelerin kullanımı daha
uygun sonuçlar verecektir.


VPT

VPT, işlem hacmi ile fiyat momentumunun bir kombinasyonudur. Günlük fiyat hareketleri işlem hacmi ile çarpılır ve belirlenen süreye uygun olarak sonuç günlük sonuçların toplamı ile yumuşatılır.
VPT değeri fiyatların arttığı günlerde her zaman pozitiftir ve fiyat düşüşlerinde de her zaman negatiftir.

Hesaplama şekli bugünün kapanış fiyatının dünkü kapanıştan çıkarılması ve çıkan sonucun o günün işlem hacmi ile çarpılarak belirlenen periyoda eklenmesiyle yapılır.

Eğer VPT pozitif alandayken aşağı dönerse, bu yukarı yönlü ivmenin yavaşladığını anlatır. Bu aşağı yönlü bir trende de dönüşebilir. Eğer VPT negatif bölgedeyken yukarı dönerse bu yukarı dönüş olabileceğini gösterir. VPT üzerine bir hareketli ortalama koyarak iki çizginin kesişimi alım veya satım sinyali olarak kullanabiliriz. VPT ‘nin hareketli ortalamanın üzerine çıkması al, altına inmesi ise sat sinyali olarak yorumlanır. VPT ve fiyatlar arasındaki farklılıklar da olası bir trend değişikliğine karşı bir uyarı olarak kabul edilmektedirler.


VOL

Piyasada belirli bir süre zarfında ne kadar hisse senedinin el değiştirdiğini anlatan bir gösterge olan
volume, genellikle fiyat hareketlerinin yorumlanması ve teyidinde kullanılmaktadır.

Yükselen bir piyasada yükselişe yüksek bir hacmin eşlik etmesi beklenirken düşüş genellikle hacimde bir
daralmayı da beraberinde getirir. Bu yönüyle volume trendin dönüş yerlerinin tespitinde de yardımcı
olabilmektedir. Şöyleki, düşüşün sonlarına doğru iyice azalan işlem hacmindeki artış toparlanmanın
başladığına işaret edebileceği gibi yükselişin sonlarına doğru azalmaya başlayan hacimde gevşemenin
habercisi olabilmektedir.

Buradan hareketle, artmakta olan hacmin azalmaya başlaması ve belirli bir periyot boyunca azalan yada
sabit kalan bir hacmin artmaya başlaması, var olan trende ters yönlü bir gelişmenin olabileceğinin ilk
sinyalleri olarak kabul edilebilir.

Destek direnç bölgelerinde de durum aynıdır. Bir destek yada direncin kırılması sırasında artan işlem
hacminin azalmaya başlaması bir başka destek yada dirence yaklaşıldığı ve burada oyalanılacağı belkide
dönüleceği anlayıp gelirken, artışın aynı hızda devamı trendin aynı yönlü olarak devam edeceğinin bir
belirtisidir.

Aynı zamanda yüksek işlem hacmi gerek yükselişlerde gerekse düşüşlerde olsun trendin aynı yönde devam
edeceği kanaatinin yaygın olduğunu gösterir. Tersine düşük işlem hacimleri fiyatların dip oluşturduğu
durumlar bir kenara bırakılacak olursa bir kararsızlık halini işaret eder.

Dow kuramında da üzerinde oldukça durulan volume için "trendi onaylamalıdır" denmektedir. Bunun kuramsal
açıdan anlamı bir yükseliş trendi içinde yükselişler sırasında işlem hacminin artması gevşemelerde ise
azalmasıdır. Tersine bir düşüş trendi içerisinde de düşüş sırasında işlem hacmi artmalı yükselişlerde
azalmalıdır.



VOSC

Volume Oscillator, hisse senedi işlem hacminin biri uzun biri kısa iki farklı hareketli ortalamasının
farklarından oluşan bir göstergedir. VOSC’dan farklı olarak fiyatlardaki hareketli ortalamaların farkını
kullanan Macd gibi, kısa vadeli ortalamanın uzun vadeliye göre olan pozisyonlarını değerlendirerek volume
trendinin yönü hakkında bilgi vermeye çalışır.

VOSC’un yükseldiği ama sıfır seviyesinin altında kaldığı durumda kısa vadeli işlem hacmi hareketli
ortalaması henüz uzun vadeli ortalamanın altındadır ancak aralarındaki fark azalmaktadır. Bu kısa vadeli
işlem hacminde bir kıpırdanma olduğuna işaret etmektedir. Yükselişin sıfırın üzerine çıkması ise kısa
vadeli ortalamanın artık uzun vadeli ortalamanın üzerine çıktığını ve işlem hacminde belirgin bir artış
olduğunu gösterir.

VOSC’un alçaldığı ama henüz sıfır seviyesinin üzerinde kaldığı durumda ise kısa vadeli işlem hacmi
hareketli ortalaması hala uzun vadeli ortalamanın üzerindedir ancak aralarındaki fark azalmaktadır.
Bu kısa vadeli işlem hacminde bir gerileme olduğuna işaret etmektedir. Yükselişin sıfırın üzerine
çıkması ise kısa vadeli ortalamanın artık uzun vadeli ortalamanın altına indiğini ve işlem hacminde
belirgin bir düşüş olduğunu gösterir.

İşlem hacmindeki trendin hangi yöne doğru güçlendiğini görmenin yatırımcı açısından faydası daha çok
fiyat - hacim ilişkisine bağlanmaktadır. Buna göre yükselen fiyatlara yükselen hacmin eşlik etmesi,
fiyatlar düşerkende hacminde gerilemesi bir yükseliş trendine işaret etmektedir. Tersine, fiyatlar
düşerken yükselen ve fiyatlar yükselirken düşen bir hacimse bir düşüş trendine işaret etmektedir.


VAD

Larry Williams tarafından geliştirilen Williams’ Accumulation/Distribution indikatör göstergesi piyasanın alıcılar tarafından mı yoksa satıcılar tarafından mı kontrol edildiğini gösterir. Alım satım kararları ise A/D indikatöründe ve fiyatta tutarsızlık olduğunda gerçekleştirilmektedir.
İndikatörün hesaplanması ise aşağıdaki şekilde yapılır.
Williams' Accumulation/Distribution indikatörünün tanımları:
True Range High (TRH) = Dünkü kapanış ya da bugünün yükseğinden yüksek olanı.
True Range Low (TRL) = Dünkü kapanış ya da bugünün düşüğünden düşük olanı.
Daha sonra o günün A/D’si bugünün kapanış fiyatı ile dünün kapanışını karşılaştırarak hesaplanır.
Eğer bugünün kapanışı dünkü kapanıştan büyük ise: A/D=bugünün kapanışı-TRL
Eğer bugünün kapanışı dünkü kapanıştan küçük ise: A/D=bugünkü kapanış-TRH
Eğer bugünkü kapanış dünkü kapanışa eşit ise o zaman A/D=0
Williams A/D indikatörü günlük değerlerin kümülatif toplamıdır:
Williams A/D = Bugünkü A/D + dünkü A/D
Sıfır referans değerini kullanan WilliamsA/D nin referans değerinin üzerine çıkması al, altına inmesi ise sat sinyali olarak değerlendirilir. Ayrıca fiyat hareketleri ile olan uyumsuzluklar da trend değişimi sinyali olarak algılanır.


WLR

L.Williams tarafından geliştirilen bu gösterge aynı Stochastic’de olduğu gibi periyodun içinde yer alan
kapanışları periyottaki en yüksek ve en düşük değere olan yakınlıklarına göre değerlendiren bir
osilatördür. Ancak Stochastic’in tersine 0 ile 100 arasında değil -100 ile 0 arasında değerler alır.

Yine Williams%R nin kullandığı referans değerleride Stochastic’le benzer şekilde -20 ve -80 dir.
Diğer referans değeri kullanan göstergelerde olduğu gibi burada da bu değerlerin alt ve üst kısımları
aşırı alım ve aşırı satım bölgeleri olarak adlandırılır. Bir senedin fiyatının -80 referans değerinin
altına inmesi aşırı satıma ve bir süre sonra toparlanma olacağına, -20 referans değerinin üzerine çıması
ise aşırı alıma ve bir süre sonra gevşeme olacağına işaret eder.

Stochastic gibi kısa vadeli ve öncü bir gösterge olan Williams %R nin bir diğer kullanımı da fiyatlarla
olan uyumsuzlıklarına bakmaktır. Fiyatların yapmış olduğu dip ve tepelerin göstergedeki yansımaları
birebir örtüşmediği sürece bir uyumsuzluktan söz etmek mümkündür. Her zaman için fiyatlardaki yükselen
tepe ve dipler Williams %R tarafından yükselen tepe ve diplerle, fiyatlardaki alçalan tepe ve dipler de
Williams %R tarafından alçalan dip ve tepelerle teyit edilmelidir.

Ayrıca Williams %R’yi de kısa vadeli bir hareketli ortalamasıyla çizmek ve bu iki çizginin birbirlerine
göre olan durumlarını al sat sinyali olarak kullanmak da mümkündür. Williams %R eğrisinin hareketli
ortalamasını yukarı doğru keserek üzerine çıktığı durumlar "al", aşağı keserek altına indiği durumlar
da "sat" sinyali olarak algılanmalıdır.


WCL

Weighted Close İndikatörü her günün fiyat ortalamasını ölçer. Weighted Close ismi, gün içinde oluşan fiyatların kapanış ağırlıklı ortalamasını vermesinden kaynaklanmaktadır.

Weighted Close kapanış fiyatının veya herhangi bir fiyatın kullanıldığı her yerde kullanılabilir. Örneğin, aşağıya veya yukarıya doğru bir eğilimi tanımlamak için hareketli ortalamalar ile karşılaştırılabilir.

Weighted Close, günün basit görünümünü vermesinin yanı sıra diğer fiyat ayarlaması işlevlerini de gösterir. O güne ait tüm fiyat hareketlerini gizleyen kapanış datasından hesaplanan hareketli ortalamalara bir alternatif olabilir.

O güne ait kapanıştaki ağırlıklı ortalama datasının olmadığı durumlarda ise hesaplama yöntemi aşağıdaki gibidir.
Weighted Close = (Kapanış * 2) + Günün Yükseği + Günün düşüğü / 4


ZIG

Zig zag indikatörü, geçmiş performans trendlerini ve sadece çok önemli değişiklikleri gösterir. Belirli bir oranın altında kalan değişiklikleri filtreler. Zig Zag indikatörü öncelikle, meydana gelen en önemli değişikliklere dikkatinizi çekerek grafiği izlemenize yardımcı olur. Ancak Zig Zag indikatörünün son parçasının fiyat değişikliklerine göre değişebileceği unutulmamalıdır.
Son kısımdaki bu değişebilirlik nedeniyle alım-satım kararlarının Zig Zag indikatörü üzerinden belirlenmesi doğru değildir. Çünkü Zig Zag indikatörü sadece geçmiş trend örneklerini gösterir. Hisse senedinin fiyatının değişmesi indikatörün önceki değerini değiştirebilir.
İndikatörün hesaplanması ise verilen periyottaki en düşük ve en yüksek fiyatların bulunarak, minimum fiyat değişikliği parametresine göre oluşan fiyat hareketlerinin filtrelenmesi yöntemiyle yapılmaktadır. Bu şekilde önceki dip ve tepelere göre trend çizimi yapılır.
01-10-2013 03:53 PM
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
Yeni Cevap 




Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi



Borsa Okulu © 2019.