Your Welcome to Borsa Okulu
Nick:  
Pass:     
Kayıt Ol Yardım Üye Listesi Yeni Mesajlara Bak Bugünkü Mesajlara Bak

Yeni Cevap 
İŞLEM HACMİ ANALİZİ
Yazar Mesaj
BorsaOkulu Çevrimdışı
Administrator
*******

Mesajlar: 1.172
Katılım: Nov 2012
Mesaj: #1
İŞLEM HACMİ ANALİZİ
İŞLEM HACMİ

İşlem hacmi, borsada o gün gerçekleşen alış verişin, parasal olarak miktarı (değeri) ya da sözleşme adedi (lot) şeklinde ifade edilen rakamsal bir ifadesidir. Bazı durumlarda el değiştiren hisse senedi adedi olarak da ifade edilir ve genellikle fiyat grafiğinin alt tarafında çizilen dikey çubuklarla gösterilir.

Aslında işlem hacmi hakkında tüm söylenecekleri Charles Dow yüz yılı aşkın bir süre önce tek bir cümleyle özetlemiş: “Hacim trendi teyit etmelidir”. İşlem hacminin seviyesi fiyat hareketinin arkasındaki desteği, kabullenmişliği ve heyecanı gösterir. Dolayısıyla hisse senedi piyasalarında, fiyatlar yükseldikçe işlem hacminin artması, yatay piyasalarda ve fiyatlar düştükçe de işlem hacminin azalması beklenir. Durum böyle olduğu müddetçe, işlem hacmi trendi teyit eder. Ana trend yukarıyken fiyatların aşağı doğru düzeltme yapması süresince işlem hacminin azalması, yukarı hareket için bir tehlike arz etmez (çünkü azalan işlem hacmi düşük maliyetli uzun pozisyon tutanların kâr almak için acele etmediklerini gösterir). Ana trend yukarıyken, aşağı düzeltme esnasında işlem hacminin artması bu ana trendin artık sona erdiğine işaret eder. İşlem hacminin fiyat hareketini teyit etmediği durumları belirlemenin en iyi yolu, fiyat ile işlem hacmi arasındaki uyuşmazlığa bakmaktır. Fiyatlar yükselirken işlem hacminin bu yükselişe eşlik etmemesi veya azalması fiyat yükselişinin fazla devam etmeyeceğine işaret eder. Fiyatların bir konsolidasyon (sıkışma) alanından belli bir yöne çıkışının müjdecisi olan kırılma anında ise işlem hacmi genellikle dramatik bir şekilde artması beklenir. Bu artış, o yöne doğru başlayan yeni bir trendin habercisidir.

Teknik analistlerce üniversal olarak kabul edilmiş bu kurallar, fiyat hareketinin belli bir yöne doğru başlaması ve devam etmesi için işlem hacminin artıyor olmasını şart koşuyor, ancak bu genellemenin bir yumuşak karnı olduğunun ve bazı yetersizlikler içerdiğinin farkında olmamız gerek. Bu yetersizliklerin ilki, vadeli işlem piyasalarında olduğu gibi hisse senedi piyasalarında da kendisini gösterir ve ortaya tavan/taban günlerinde (vadeli işlem piyasalarında “limit” günlerinde) çıkar. Hepimizin de bildiği gibi, mevcut fiyat hareketinin (bu ister belli bir yöne doğru devam etmekte olan trend olsun isterse de trendde geri dönüş anı olsun) en kuvvetli olduğu (yâni devam etmeye en yatkın olduğu) günler tavan/taban günleridir. Piyasaya tavan veya taban yaptıracak kadar güçlü temel değişiklikler olmuştur. Ne var ki, bu güçlü değişimleri ve bu değişimlerin neden olduğu dramatik fiyat hareketini işlem hacmi rakamlarında bulamayız, çünkü tavan veya tabanda kilitlenmiş olan piyasada işlem olmaz. Dolayısıyla, bu tür tavan/taban günlerinin grafiklerine baktığımızda hatırı sayılır bir şekilde azalmış işlem hacmi görürüz. Bu da yukarıda sıraladığımız ilkelerin tamamına ters düşer. Öyleyse, işlem hacmi rakamlarının önemini özellikle tavan/taban günlerinde tam anlamıyla göz ardı etmemiz gerekir.

İşlem hacmi rakamlarının analiz değerini yitirmesinin ikinci nedeni, hisse senedi piyasalarında değil de, daha çok vadeli işlemler borsalarında daha belirgindir. Bu borsalarda günlük işlem hacmi rakamları kapanışa yakın ya da gün sonunda ilân edilir ki, bu da özellikle daha kısa vadeli yatırımcılar için önemli bir eksikliktir.

Üçüncü bir çelişkili duruma da yukarıda bahsi geçen kırış zamanlarında şahit oluruz. Yaygınca kabul edilmiş teknik analiz ilkelerine göre yatırımcılar kırış anında işlem hacminde bir patlama görmezlerse bu kırışın bir boğa veya ayı tuzağına dönüşeceği endişesiyle pozisyona girmekte tereddüte düşerler. Çoğu zaman doğru sonuç veren bu kuram, işlem hacminin fiyat hareketinden önce oluşması koşulunu, yâni bir öncü gösterge olması gerektiğini ifade etmektedir. Halbuki mantık bu kuralı kabul etmeyi pek de akıllıca bulmuyor, çünkü hepimiz yatırımcıların dikkatini en fazla fiyat hareketinin çektiğini biliyoruz. Arkamıza yaslanmış otururken fiyatların bir yöne doğru hareketlenmesi (işlem hacminin değil) hemen kıpırdamaya başlamamızın asıl nedeni değil midir? Bir kırışa yüksek işlem hacmi eşlik ettiğinde hemen bu kırışın geçerli olduğuna ve hareketin kırış yönünde devam edeceğine karar veririz ama öte yandan kırış anında işlem hacmi yükselmezse de bir tuzak olduğuna kara verir geri çekiliriz. Geriye bakıp grafiklerde olmuş bitmiş hareketleri inceleyerek kırışın geçerli olup olmadığına karar vermeyi herkes becerir. Bize asıl gereken kararı kırış anında verebilmektir.

Bu durumda hesaplanmalarında işlem hacmi rakamlarını içeren OBV, Chaikin, MFI, vs. gibi teknik göstergelerden faydalanabiliriz. Ne var ki, bu göstergeler bile özellikle vadeli işlem piyasalarında işimize yaramayabilir. İşlem hacmi rakamı, gün içinde alınan ve satılan sözleşmelerin toplamıdır. Her alıcının karşısında bir satıcı bulunur. Vadeli işlem piyasalarında, hisse senedi piyasalarında olduğu gibi işlem hacmi rakamlarını yükselenler ve düşenler diye kategorize edemeyiz. Burada her alıcı ve her satıcı yaptığının doğru olduğunu varsayar. Piyasayı hareket ettiren işlem hacmi değildir, çünkü yukarı hareketin işlem hacmi aşağı hareketin işlem hacminden daha fazla olamaz. Fiyat hareketi ne olursa olsun alan ve satanların işlem hacmi eşittir. Fiyatlar ne yöne olursa olsun, eğer işlem hacmi 4,000 sözleşme artmışsa, bu 4,000 sözleşmenin alındığını ve karşılığında 4,000 sözleşmenin satıldığını göterir.

İşte bu yetersizlik ve çelişkiler işlem hacminin hem öncü bir gösterge olarak hem de tek başına kullanılmasını tehlikeli kılmaktadır. Dolayısıyla, mutlaka yukarıda bahsi geçen diğer işlem hacmi göstergelerinden faydalanılmalıdır.
01-10-2013 03:30 PM
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
BorsaOkulu Çevrimdışı
Administrator
*******

Mesajlar: 1.172
Katılım: Nov 2012
Mesaj: #2
RE: İŞLEM HACMİ ANALİZİ
İşlem Hacmi - Temel Bilgiler (Martin Pring)

Teknik analizde kullanılan göstergelerin hemen hemen tümü fiyat verilerine dayanır. Burada ya fiyatların kendisini, ya da bunların hareketli ortalama veya osilatör (iki uç değer arasında salınan göstergeler) vb. şeklindeki istatistiksel türevlerini kullanırız. Ancak işlem hacmi bağımsız bir değişkendir ve bu nedenle de fiyat hareketinin doğrulanması için çok faydalı bir araçtır. Hacmi bu amaçla kullanmanın sayısız yolu bulunur. Örneğin osilatörler, on-balance hacim grafikleri ve hem fiyat hem de hacim bilgilerini kullanan göstergelerin oluşturulması gibi... Bu gibi daha gelişmiş yöntemleri gelecek yazılarımızda daha ayrıntılı olarak inceleyeceğiz. Bu yazımızda sadece temel bilgilere odaklanacağız.

Öncelikle önemli olan nokta, alıcılar ile satıcılar arasında işlem hacmi açısından tam bir denge bulunduğunun anlaşılmış olmasıdır; çünkü alınan ile satılan menkul değer miktarı birbirine tamamen eşittir. Fiyat hareketlerine neden olan, alıcıların ve satıcıların göreceli olarak ne derece istekli olduklarıdır. Eğer satıcılar alıcılara oranla daha istekliyse fiyatlar düşer veya durum tam tersi ise fiyatlar yükselir.

İşlem hacmi, grafiklerde genellikle fiyatın altında histogram (çubuk grafik) olarak gösterilir. Bu, işlemlerdeki genişleme ve daralmaları yansıttığından, yararlı bir görsel sunumdur. Hacmi yorumlamanın birkaç temel kuralı vardır. Ancak, bu konuya girmeden önce, işlem hacmi düzeyindeki değişim ile, yakın geçmişe ilişkin göreceli değişimin kastedildiğini açıklamakta fayda var. Örneğin New York Borsası NYSE’nin yüz milyonlar seviyesindeki bugünkü işlem hacmi ile, yüzyılın başındaki bir milyondan daha düşük hacimlerini karşılaştırmak mümkün değildir. Bunun nedeni bugüne dek borsaya kote olan şirket sayısının artmış olmasıdır. Ayrıca vadeli işlemler ve opsiyon işlemleri de artmış olup, artık düşük komisyon oranları ile daha yüksek işlem hacimleri özendirilmektedir. Ancak, bu hafta içinde gerçekleşen yüksek hacim ile örneğin iki hafta önceki hacmi karşılaştırabilirsiniz. Aşağıda, işlem hacminin nasıl yorumlanması gerektiği ve bunun temel ilkeleri özetlenmiştir:

1. Hacmin gelişimi trende paralel olmalıdır

Fiyatlar yükselirken işlem hacmi artmakta, düşerken de Şekil 1’de gösterildiği gibi daralmaktadır.


Şekil 1 Hacmin gelişimi trende paralel olmalıdır.

Şekil 2 ‘de görüldüğü gibi artan veya daralan hacimden söz ederken, yalnızca bir seansın değil işlem hacminin genel trendini kastediyoruz. Yeşil renkli ok artan bir trendi gösteriyor. Ancak bu trendin içinde, iki kırmızı ok ile işaretlenmiş olanlar gibi bazı seansların hacminin yakın günlere göre düşük olduğu görülüyor. Fiyatlar yükselirken artan hacim, piyasanın hareketi hakkında normal gidişatın - yani yükseliş trendinin sağlam olduğu - dışında başka bir şey söylemez.


[Resim: 1129790521816.jpg]


Şekil 2 Hacmin gelişimi trende paralel olmalıdır

Ancak, Mexico Fund hissesini gösteren fiyatlar Grafik 1‘deki gibi yükselirken, hacmin trendi aşağı yönlüdür. Bu anormal bir durum olup bizi fiyatlardaki yükselişin yeni ve agresif alıcıların istekliliğinden çok, satıcıların yokluğundan kaynaklandığı konusunda uyarır.


[Resim: 212979053063.jpg]

Düşüş piyasasındaki rallilerin, işlem hacminin daraldığı Şekil 3’teki kısa süren düşüş piyasası rallisinde olduğu gibi, genellikle azalan hacim trendi ile ilişkilendiğine tanık olursunuz. Azalan hacim ve yükselen fiyatlarda olduğu gibi, düşen fiyatlar ve artan işlem hacmi de anormaldir. Sağlıklı bir piyasada fiyatlar ve hacim birlikte geriler, çünkü satışların artmasından çok alıcıların yokluğu söz konusudur. Ancak fiyatlar düşerken hacim artıyorsa, bu bize aşağı yönlü baskının satıcıların aşırı agresif olmalarından kaynaklandığını ve bunun geleceğe yönelik iyiye yönelik işaret olmadığını gösterir.


[Resim: 1012979054091.jpg]


Şekil 3 Rallilerde Azalan Hacim Aşağı Yöne İşaret Eder

Bu açıdan bakıldığında, Grafik 2 Nucor grafiğinde fiyat düşmeye başlarken, artan işlem hacmi göze çarpıyor. Bu çok karmaşık ancak yine de çok önemli bir işarettir; çünkü bu bize satıcıların endişelenmeye başladığını gösterir. Fiyatların düşüşe geçmiş olması bize, alıcıların yeterince istekli olmadığı hakkında bilgi verir. Sıklıkla, bir rallinin ardından fiyatların gevşemeye başladığını görürüz. Ancak gevşemenin başladığı birinci veya ikinci gün işlem hacmi dikkat çekici şekilde artar. Bu anormal durum yine bir tehlike sinyali oluşturur; çünkü bu durum, fiyatların alıcıların yokluğu nedeniyle kendiliğinden değil, satıcıların baskısı nedeniyle düştüğünü gösterir.


Grafik 2 Nucor

2. Yükselişlerde işlem hacmi fiyatlardan önce hareket eder

İşlem hacminin, fiyatlardan önce bir tepe oluşturması normaldir. Şekil 4‘te işlem hacminin A noktasında, fiyatların ise C noktasında tepe yaptığı görülüyor. C noktasında işlem hacmi seviyesi, A ve B noktalarına göre daha düşüktür. B noktasında fiyat ile hacim arasında ters yönde hareket başlıyor, fiyatlar yükselmeye devam ederken hacim daha aşağıda tepe yapmaya başlıyor. Bu biçimde hareketler bize, fiyatların artık istekli alıcıların yarattığı para girişi ile desteklenmediğini ve sürmekte olan trende şüpheyle bakmak gerektiğini söyler.
01-10-2013 04:33 PM
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
BorsaOkulu Çevrimdışı
Administrator
*******

Mesajlar: 1.172
Katılım: Nov 2012
Mesaj: #3
RE: İŞLEM HACMİ ANALİZİ
Şekil 4 Yükselen fiyatlar artan işlem hacmi ile desteklenmelidir.

Grafik 3‘ teki IBM grafiği üzerinde iki yorum kuralı gösteriliyor. Önce, işlem hacminin önceden düşüşe başlaması konspetini görüyoruz. Daha sonra, düşüşün başladığı ilk iki günde hacmin nasıl dikkate değer bir oranda arttığına dikkat ediniz. Bu, yukarıda da anlatıldığı gibi anormaldir; çünkü işlem hacmi trende paralel değildir; bu yüzden de düşüşe işaret eden bir sinyaldir.


[Resim: 01.10.2013-15.35.png]


Grafik 3 IBM

3. Bir düşüşün ardından aşırı yüksek hacim ile bir ‘satış zirvesi" oluşur ve bu genellikle yukarı yönlü bir işaret olarak kabul edilir.

Şekil 5‘ te fiyatların bir süre düştükten sonra işlem hacmindeki yüksek artış ile birlikte yukarı döndüğü bir piyasa görülüyor. Bu, "satış zirvesi" olarak nitelendirilmekte olup, burası arz fazlasının karşılandığı noktayı temsil eder. Bu gibi düşüşler genellikle kötü haberler ile tetiklenir, zayıf ve bilgisiz yatırımcıları buldukları her fiyata satış yapmaya sevk eder. Fiyatlar yeterince düştükten sonra, kötü haberleri daha iyi değerlendirebilen daha bilgili alıcılar devreye girerek arz fazlasını karşılamaya başlarlar ve böylece fiyatlar yukarı döner. "Satış zirvesi"’ ya bir dibi temsil eder ya da bunu bir ralli ve ardından yeni en düşük seviyelerin görüldüğü bir hareket izler. Her iki halde de "satış zirvesi" ile oluşan dibin oldukça uzun bir süre üzerinde kalınır. Bu “oldukça uzun bir süre”, grafiğin zaman aralığına bağlı olarak değişir. Gün içi bir grafikte yer alan bir "satış zirvesi" asla, aylık veya daha uzun vadeli bir grafikte görülen bir "satış zirvesi" kadar güçlü olmaz.

Satış büyük miktarda bir hacmi cezbettiğinden, bunu izleyen yükselişte hacmin azalan eğilimde olması doğaldır. Bu, azalan işlem hacmiyle birlikte gerçekleşen yukarı yönlü bir fiyat hareketinin, yükseliş sinyali olan kabul edildiği nadir hallerden biridir.


[Resim: 01.10.2013-15.36.png]



Şekil 6’da gösterildiği gibi "satış zirvesi" sonrasında yaşanan rallinin ardından aşağıdaki dip genellikle tekrar test edilmektedir. Satışa olan ilginin bariz bir şekilde azaldığını gösteren ve bir önceki dipte meydana gelen aşırı heyecanla karşılaştırıldığında iyice düşmüş olan işlem hacmi, bu testin başarısı konusunda ipucu verir. İkinci dipte ilginin azalmış olması, alıcılar ve satıcılar arasında çok hassas bir denge kurulduğunu gösterir. Bunun sonucunda bir rallinin başlaması halinde, bu ralli genellikle büyük bir hareketin ilk aşaması olmaktadır.


Şekil 6 - Dip seviyelerin test edilmesi sırasında düşük hacme dikkat edin

4. Önemli bir dipte rekor seviyede hacim oluşması, genellikle büyük çaplı bir rallinin habercisidir.

Şekil 7‘de büyük çaplı bir düşüşü izleyen bir ralli gösterilmiştir. Ancak, hacim rekor seviyelere yükselmiştir. Bu tip bir hareket, genellikle piyasadaki algılamanın tam tersine döneceğinin habercisi olan bir uyarıdır. Hemen akla gelen örnekler New York Borsası’nda 1982 ve 1984 düşüş piyasalarında ve Ekim 1998 ara düzeltmesinde meydana gelen diplerde oluşan rekor işlem hacimleridir. Aynı olay Ekim 1998’de bono vadeli piyasasında da görülmüştür. Bu tür piyasa hareketleri çok sık oluşmaz, oluştuklarında ise hafife alınmamalıdır.



[Resim: 01.10.2013-15.37.png]


Şekil 7 - Parabolik artış yükseliş işaretidir

5. Fiyat ve işlem hacminde meydana gelen parabolik hareketler düşüş işaretidir.

Son şekilde (Şekil 8) hem fiyat hem de hacim açısından parabolik bir yükseliş görüyoruz. Bu gibi hareketler seyrini tamamladıktan sonra genellikle yorulma işareti olarak görülür. Bu gibi hallerde, fiyat ve hacmin aynı anda, bir önceki yükselişin sonu ile ilişkilendirilen aynı hız ile dönmeleri normaldir.


[Resim: 01.10.2013-15.38.png]

Şekil 8 - Uzun bir düşüşten sonra aniden artan işlem hacmi yükseliş işaretidir.

Özet:
İşlem hacmi trend olarak değerlendirilir ve bu trendler her zaman yakın geçmiş ile karşılaştırılarak yorumlanır.

Hacmin yükselen fiyatlara paralel olarak artması ve düşen fiyatlarla daralması normaldir. Bunun aksi gelişmeler anormal olarak görülür ve trend dönüşünün yakın olduğuna işaret eder.

Yükseliş trendlerinde hacmin, fiyatlardan önce hareket etmesi normaldir.

"Satış zirvesi" ile piyasa yatışır. Bu, kesin olarak bir dibe işaret etmese dahi, ardından hemen hemen her zaman bir ralli gelir.

Rekor işlem hacimleri görülen önemli dipler, genellikle güçlü birer ralli sinyalidir.
01-10-2013 04:35 PM
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
Yeni Cevap 




Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi



Borsa Okulu © 2014.